
Yayın ihalesi Türkiye açısından rekor bir sona sahne oldu. 4 işlemi bilen ve mevcut piyasayı, aboneyi gözden geçiren birisi bu parayı çıkarmanın zor olduğunu hemen kavrar. Bugün Digiturk Genel Müdürü'de Haberturk'e 1.5 Milyon aboneyi ulaştığımız zaman yayın ihalesinde başabaş noktasına ulaşmış oluruz diye açıklama yapmış. Konunun uzmanı olarak o da çok iyi biliyor ki, Türkiye'de futbola olan talep gayet elastik. Mevcutla devam ederek, yayın ihalesinde oluşan astronomik rakamı tüketicilere yansıtmaya çalışmak sadece sigara yasağından sonra pazarları küçülen kahvehane, birahane piyasasına yarar. Yapmaya çalışacakları futbol pazarını büyültmeye çalışmak olacak; ihale sonrası verilen demeçler de hep bu yönde.. Verilen 321 Milyon USD'den sonra (vergileri saymıyorum o kısım Turkcell'e lig isim hakkı olarak ihale edilecektir.) Türk Futbol piyasası, mantalitesi kökünden değişecektir. İlk adım yabancı sınırlamasının kaldırılması ile karşımıza çıkacak gibi duruyor.. Ligi ilk 6'da bitiren bir klubün 35-45 Milyon USD arası bir naklen yayın gelirine sahip olacağı, bütçelerin avrupalı rakipleri yakaladığı düşünüldüğünde, bu paraların büyük bölümünün emsallerinin çok üzerinde bedellerle Topuz'a, Sercan'a gömülmesine bu işin aktörleri izin vermeyecektir. Yabancı sınırlamasının kalkması da Türk futbolu dışında hiç bir gelişmeyi takip etmeyen, eyyam dışında hiç bir şey bilmeyen medya mensuplarının tasfiyesine yol açacaktır. Nerdeyse tüm 11'i yabancıdan oluşan bir takımın karşısına rasyonel olan ne Bahri Havadır'ı çıkarır ne de Ömer Güvenç'i.. Hakan Ünsal'ın eyyamlarının, entrikalarının Baros'un çok da umurunda olacağını sanmıyorum.. Digiturk'de farkında Erman'la, Ömer'le Bahriyle maksimum 850.000 abone.. Haftada 3 gün değil 7 gün seyredilen bir futbol kanalı yaratmaya zorunlular. Bunun için de mentaliteyi, kadroyu kökünden değiştirmeleri gerekiyor.
Bu yayın ihalenin kesin galibi klüpler, kaybedeni ise şu anda çok net gözükmese de yerli futbolcular, Erman ve şürekası..
0 yorum:
Yorum Gönder