
Çok değil 1-2 hafta önceye kadar Galatasaray'ı eleştirmek için aradığı fırsatı bulamayanlar, zorlama da olsa Galatasaray'ı övme yarışındaydılar.. Takım uzay takımı, Rijkaard dünyada sayılı, Neeskens ondan da iyi duayen, Arda bazı yönlerden Messi'den daha iyi vesaire, vesaire.. Yine 1-2 hafta öncesine kadar da Daum eleştriliyor, Rijkaard'a göre zayıflıkları sıralanıyor, Fenerbahçe'nin oynadığı futbolun vasatlığı, sıkıcılığı vesaire, vesaire..
Son Ankaragücü mağlubiyeti basını mal bulmuş mağribi yaptı, görüntü tamamen değişti ve değişirken de konu Galatasaray olunca dozaj arttı.. Herkes bir yerden giydiriyor, Kadir Çetinçalı yine Galatasaray'da kazan kaynıtıyor.
Ertesi gün 22:05'te maçı olan futbolcuların sadece çay, kahve benzeri unsurların olduğu Yeşilköy'deki cafe'den 12'de kalkması bile eleştriliyor, sanırsın maç sabah 7'de..
Mehmet Demirkol yine sinsi çalışıyor Arda Turan emniyet müdürünü ziyarete gitti, diyerek Arda şımardı klişesini satır arasında vurguluyor, -Arda'yı klişeci diye suçlarken-.
Taraftarın futbolculara İstinye Park'da gezdikleri için tepkili olduğunu bile yazan var, sanırsın orası da Amsterdam Red Light Street.
Her sabah dinlediğim ve sürekli skor yorumcusu olmadığını iddia eden radyo programcısı bile son Ankaragücü maçında Aydın'ın yerine Mehmet Topal-Barış-Alpaslan üçlüsünden niye Alpaslan oyuna alınmadı diye ortalığı velveleye veriyor, Alpaslan'ın A-2 maçlarında bile yetersiz kaldığının farkında olmadan..
Maksat bir şekilde Rijkaard'a giydirmek olsun, mesnetli, mesnetsiz taraftar yanlış yönlendirilsin..
Ha bu arada Galatasaray'ın Fenerbahçe'den fark yiyeceği, Rijkaard'ın sonunun Hiddink gibi olacağı vurguları da çok okunan yazarlar tarafından dile getirilmiş, halka tamamlanmış..
Büyük Galatasaray taraftarı boşuna bağırmıyoruz "Basın Yalan Yazıyor Şampiyon Olmayınca" diye, işte gazeteler, radyolar, televizyonlar seni yönlendirmeye çalışıyor.. Sakın bu oyuna gelmeyelim, yıllardır her zaman hatamızı kollayan bu büyük düşmanımızı iyi tanıyalım.. Takıma bu zor günde destek verelim, oyun içerisinde sonuç ne olursa olsun desteğimizi bırakmayalım, unutmayalım ki bu gürühu susturmanın tek yolu tüm maçları eze, eze tek, tek kazanmaktır. O zaman da sıra bize gelir "Basın bunu da yazın diye"...