28 Haziran 2009 Pazar

Komşu'dan Notlar...


Larissa Taner Gülleri, Umut Bulut, Ümit Karan derken rotayı Gaziantepspor'dan seken Ersen Martin'e çevirdi. Ersen Martin'in UEFA kupasında mücadele edecek Larissa'ya önümüzdeki günlerde imza atması bekleniyor. Necati Ateş ve Hüseyin Cimşir'de İskeçe, Gümülcine yollarında ( Xanthi, Panthrakikos ).

Ümit Karan


Ferdi Elmas; geçen sezon kadroya kazandırıldı, hazırlık maçları dışında herhangi bir resmi maçta oynadığını hatırlamıyorum, sözleşmesinin fesh edildiğini resmi siteden iki satır yazıyla öğrendik.

Ümit Karan; 9 yıl Galatasaray formasıni giydi, inanılmaz gollere imza attı, şampiyonluklarda büyük pay sahibi oldu, Roma Olimpiyat'ta, Nou Camp'da bizleri sevindirdi, sözleşmesinin fesh edildiğini iki satır yazıyla resmi siteden öğrendik.

Bar patronluğuna soyunduğu geçtiğimiz sezondaki performansıyla, Nonda'nın bile arkasında kalmasıyla bu son kaçınılmaz olmuştu ama sadece iki satır yazıyla mı uğurlanacaktı? Yokmudur daha güzel bir vedalaşma şekli...

Bizden iki satır yazıyla gitti, Eskişehirde 5 bin kişi tarafından karşılandı. Bize bu güne kadar yaşattığı tüm mutluluklar için teşekkür ediyorum, umarım Eskişehirde başarılı bir performansla nokta koyar kariyerine, yolu açık olsun.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Gökhan Zan


Keçinin sevmediği ot burnunda bitermiş. Tavırlarıyla, gün aşırı meydana gelen sakatlıklarıyla Beşiktaş'ta en antipatik bulduğum oyuncuyu transfer ettik. Bu transferle beraber Servet'in Marsilya'ya gidişinin kesinleştiğini de anlamış bulunuyoruz. Servet kalsa bile bir tane stoper ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, Servet'in gitmesiyle bu mevkiye 2 oyuncu transferi gerekiyordu ki, yabancı kontenjanı nedeniyle bu isimlerden bir tanesinin yerli olmasıen rasyonel olan karardı. Her ne kadar kendisinden haz etmesem de, alınabilecek yerli isimler arasında en tecrübeli ve en fazla milli formayı üstüne geçireni, üstelik bonservis ödemeden almak oldukça başarılı bir iş. 11 oynamasa bile stoper rotasyonumuzu destekleyecek, tecrübeli bir isim. Yine benzer şekilde transferine ön yargı ile yaklaştığımız Bionik Adam Servet'in yerini, Cam adam Gökhan alabilecek mi, Sami Yen'de "Gökhaaan Gökhann" sesleri çınlayacak mı bunu zaman gösterecek. Beşiktaş orijinli Ayhan ve Sergen'in kariyerlerinin en parlak dönemini Galatasaray'da yaşamaları umudumu arttıran bir faktör, hayırlara vesile olsun. Her transferde yeni bir kapakla karşılaşan, adeta hacı yatmaza dönen Türk medyasına, yaz sıcaklarının kavurduğu şu günlerde sabır dileyerek bu postu noktalıyorum.

14 Haziran 2009 Pazar

Hasan Şaş.....


En son ne zaman Türkiye'ye geldiniz?

UEFA maçında. Biletleri Hasan Şaş aldı. Temiz çocuktur. Galatasaray'a neler yaptı Hasan, sanki hiç oynamamış gibi davranıyorlar, çok ayıp. Dedelerinin klubü sanki. Cevat Prekazi, 14 Haziran 2009, Haberturk Röportajı

Yolu Sami Yen'den geçen herkes de bu aralar benzer düşünceler. Hasan Şaş'ımla bu şekil bir ayrılık bize yakışmıyor. Tekrar sözleşme imzalandı, Hasan bu sezon'da Galatasaray'da kalacak deseler benim için en bomba transfer haberi olacak. En azından bir sene daha.. Kalbi kırılan, tribünlere küsen Hasan Şaş'ı bu şekilde göndermemek için bir sene daha...

11 Haziran 2009 Perşembe

Mustafa Sarp


2009-2010 sezonun Galatasaray için llk resmi imzası atıldı. Geçtiğimiz sezonun devre arasında gündeme gelen Mustafa Sarp bonservis bedeli olmadan Galatasaray saflarına katıldı. Görüntüde çok etkili ve Galatasaray taraftarlarını heyecanlandıran bir transfer olmasa da Mustafa Sarp'tan uzun sezonda rotasyonda sık sık faydalanılacağı aşikar. Hatta bu sene de bir sağ bek transfer edilmezse sezon başı hazırlık kampında çakma sağ bek olarak denenmesi söz konusu olabilir ancak umarım artık bu sene bu ihtimali konuşmamıza gerek bile kalmaz. Transferin heyecanı ile ilk demeç de verilmiş Lig TV'ye. Yaşı itibariyle gayet aklı başında konuşuyor ama mikrofonlara karşı bir sempatisinin olduğu da konuşmalarında ortaya konuyor. İlk uyarıyı yapıyım Bahri Havadır ve şürekasından ne kadar uzak durursa performansı ve tribünlerdeki sempatisi o kadar fazla olur; Mustafa Sarp umarım ağzın değil ayakların konuşur.

İmza töreni ise benim için trajik oldu. Bir efsane Bülent Eken'e vefa gösterilirken başka bir efsane Hasan Şaş'ın gelecek sezon Galatasaray'da forma giymeyeceği resmen açıklandı. Dünya böyle işte biri doğarken, biri ölüyor..

06 Haziran 2009 Cumartesi

Rijkaard


Kaç gündür yazmak içimden gelmiyor, laptop'ı nerdeyse elime bile almıyordum. Ne yazayım ki diye düşünüyorken yine cep telefonuma gelen bir mesaj üzerimdeki kara bulutları dağıtıverdi. Yine cep telefonuma gelen bir mesaj diyorum çünkü bu filmin geçen sene Harry Kewell versiyonunu seyretmiştik. Medya Galatasaray için çıkma parçaları sırayla döndürüken aa bir de bakmışlar Harry Kewell çıkıp gelmişti; hiç birinin haberi yoktu bu transferden ve tam anlamıyla soğuk bir duştu, yaptıkları işte başarısız olmuşlardı.

Geçtiğimiz sene yaşadığımız ve oldukça başarısız olan Skibbe ve Bülent Korkmaz deneyimlerinden sonra Galatasaray için teknik direktörü seçimi oldukça kritik bir hale gelmişti ki, ben Adnan Polat'ın Aslantepe öncesi kaliteli bir isim getireceğine inanıyordum, geçmiş yazılarımda bu işin nasıl gerçekleşeceğine ve kaynaklara da değinmiştim. Biz kaliteli teknik direktörü beklerken medyadan her gün her kapıdan red yediğimiz ve ibrenin Ersun Yanal'a kaydığı yönünde haberler geliyordu. Açıkcası böyle bir ihtimal dahilinde çıktığı ilk gün aldığım kapalı üst kombinesini klübe hibe edebilirdim tekrar satsınlar diye, benim gibi düşünen Galatasaray taraftarının sayısı da çoğunlukta olan taraftı. Medya ağızlarından salyalar akıtarak bu haberleri peşi sıra geçiyor ve geçen sene yaşanan başarısızlıktan dolayı zaten dolmuş olan taraftarı tahrik etmeye çalışıyordu. Ama o da ne; geçmişte yaşanan şokun daha büyüğü yaşandı. Medya tarafında manşetlerde Ersun Yanal varken Galatasaray.org'dan alınabilecek en iyi teknik direktörle anlaşıldığı haberi veriliyordu.

Frank Rijkaard; geçen sene yaşadığımız travmadan sonra bir vizyon değişimidir, Galatasaray tarihinin en kariyerli hocasıdır, bugün efsane haline gelen Barcelona'nın temellerini atmış, şampiyonluklar görmüş bir isimdir, en önemlisi bu kariyerinin yanı sıra son volesini atmak için Galatasaray'a gelen bir isim değildir. Daha alınacak çok kupa var Rijkaard için; tek ihtiyacı olan sabır'ı da taraftar olarak kendisine vereceğimizden kuşkusu olmasın. Bu arada "artık yeni şeyler söylemek lazım" diyen öte taraf aynı suda ikinci kez banyo yapmaya hazırlanırken, Frank Rijkaard'ı Galatasaray'a kazandıran Adnan Polat ve yönetimini kutlamak lazım. Şimdi sıra sözü edilen futbol şubesindeki çok başlılığı dağıtmakta..