27 Nisan 2009 Pazartesi

Fırıldak Değiliz


Dünkü postu takip edip Doğan Yoldaş'ın bugün Tugay hakkındaki cevabi yazısını da buraya taşıyalım. Verdiği cevap da, yalan olduğu resmen kanıtlanan habere yakışır şekilde olmuş.. Efenin sağı solu oynamaz bilirdik ama binlerce de dansöz var etrafta efe kılığında gezen.. Doğan'a tavsiyem zamanında övdüm, radyoda böyle yorum yaptılar, hep söyledim gururumuzdur, bende imzalı topu var masallarını bir kenara bırakması, fırıldaklıktan vazgeçip, yürüyen tekere çomak sokmaması..

Bugünkü Yazı

Blackburn'den söz edip de 'gururumuz' Tugay'dan sözetmemek olmaz. Öncelikle Tugay ile aramda hiçbir sorun olmadığını belirtmek istiyorum. Tugay'ı hedef alma gibi de bir düşüncem olamaz. Yine eski yazılarıma bakarsanız Tugay ile ilgili yazdığım övgü dolu haberler ve yorumlar bunları ispatlamaya yeter. Tugay'ın geçen sene oynanan Fulham maçında bana verdiği maç topunu ise her zaman güzel bir anı olarak saklayacağım.

(Bir eski yazımda;) 'Tugay'ın sahada yaptıklarını anlatmaya sayfalar yetmez. İngiltere gibi dünyanın en zor liginde dişe diş mücadele etmek her babayiğidin harcı değil. Her maçın ayrı bir zorluğu var. Seyirciler topu takip ederken yoruluyor, sahada futbolcuların sarf ettiği enerjiyi siz düşünün!.. 37 yaşında harikalar yaratan Tugay'ın 40 yaşına kadar futbol oynamak istemesi Ada’da kimseyi şaşırtmıyor' yazmıştım.

Tugay geçtiğimiz Pazar günü Wigan karşısında ilk 11'de sahadaki yerini aldı ve 60 dakika oynadı. Oynamaması büyük sürpriz olurdu çünkü o kadar eksiğe rağmen Blackburn Rovers kendi seyircisi önünde ters bir sonuç alsaydı bu Sam Allardyce'ın sonu olabilirdi. Ne de olsa Tugay, Blackburn taraftarlarının en sevdiği oyuncu. Ancak maç sırasında BBC Radyo 5 Live'da yapılan bir yorum Tugay'ın son halini şöyle özetliyordu. Yorumda 'Tugay bir maestro bu tartışılmaz. Ama şu anki duruma göre Tugay bu takıma uymuyor. Sağa pas, sola pas takımın oyununu yavaşlatıyor. Blackburn'u daha ileriye taşıyacak hızlı oyunculara ihtiyacı var, Tugay ile devam edilmemeli' deniyordu. Bunlar yorumcuların kendi düşüncesi. Onlara saygımız var. Ama bir konuyu göz ardı edemeyiz. Sam Allardyce ile Tugay anlaşamıyor. Bunu üstüne basa basa söylüyorum. Tugay'ın içerdeki maçlarda ilk 11'de olduğunu görmemizin nedeni hem kadro sıkıntısı hem de seyirci baskısından kaynaklanıyor. Tugay eskisi gibi etkili değil ve erken yoruluyor. Taraftar çok seviyor ama nereye kadar. Blackburn Premier Lig'den düşerse yeniden çıkması yıllar sürebilir.

Şimdi Tugay'ı Wigan karşısında ilk 11'de sahaya çıkıp, oyundan çıkarken bir kez daha kendini ayakta alkışlattığı için tebrik ediyorum ancak özür dileme işini sezon sonuna saklıyorum.

26 Nisan 2009 Pazar

Yalancının Mumu!!


Hafta içi Tugay'ın reserve takımına gönderilmesi ile ilgili flaş haber, özel haber naraları altında Tugay'ın İngiltere macerasının bittiği yönünde haber yapan Doğan Yoldaş, Tugay'ın Bahri Havadır'a yaptığı özel açıklamalar sonrası aşağıdaki açıklamalara yer vermişti.. Yalancının mumu bu sefer yatsıya kadar bile yanmadı; Tugay bugün Wigan karşısında maça ilk 11 çıkarak 64 dakika forma giydi.. Tek bir özür kurtarır mı Doğan Yoldaş'ı bilmem ama bundan sonra özel haberlerinde yalancı çoban muamelesi göreceği kesin.. Doğan'ın dediği gibi yalan haber verenle bizde samimi olmayız..

Ne demişti

Yaşanan gelişmeleri yokmuş gibi göstererek Polyanna'cılık oynayan Tugay takımdaki yerini alıp yazılanların tam tersini ispat etmedikçe özür dilemiyorum. Kimse Tugay'dan her maç çıkıp Ronaldo gibi koşmasını beklemiyor. Tugay'ın kalitesi ortada, ispatlayacak bir şeyi de yok. Ancak sevenlerine şirin görünmek adına kendisiyle ilgili haber yapan kişileri zan altında bırakması kabul edilemez. 18 yıllık gazetecilik yaşamımda yalan habere prim vermedim, verenle de samimi olmam!

Galatasaray: 1 Ankaraspor : 1


Maç öncesi gerek skor, gerek sahada gösterilmesini ümit ettiğimiz başkaldırı ve güzel oyun ile yeni bir Galatasaray efsanesinin başlangıç fitilini yakma arzusundaydık bugün taraftar olarak. Sivasspor ve Beşiktaş'ın haftayı 3 puanla kapatmasına rağmen 6 maçı da alarak şampiyonluğa ulaşacağımız ümidini taşıyorduk..

Umuda yolculuk bugün başlamadan bitti. Yeni bir Galatasaray efsanesi yaratma arzusundayken başka bir Galatasaray efsanesi Bülent Korkmaz'ın muhtemelen Galatasaray'da profesyonel olarak sonunu hazırlayan maç olarak tarihe geçecek Ankaraspor maçı..

Maç 1-0 devam ederken ekran başında kurdeşen döküyordum Ankaraspor'un kayda değer pozisyonu olmamasına rağmen.. 1-0 bu, bir serseri top gelir her şey elimizden uçar gider diye düşünürken o top telafisi olmayan bir dakikada buldu bizi.. 2. gol için saldırmama düşüncesi, 1-0'a yatma sevdası Bülent Korkmaz'ın tecrübesizliğini ortaya koyuyor. Kenarda çok stresli ve skoru bulduktan sonra tek amacı sahip olduğu 3 puanı kaptırmamak. Maç sonrası Hasan Şaş ile kanatları kapatmayı düşündüm demeci de bu korkuyu, stresi açıkca ortaya koyuyor. Kanatları kapatacam derken Lincoln'den sonra, Baros'da küstürüldü bugün.. Eminimki Baros'un isyanı, sahada Nonda gibi, yavuz zırhlısı hızında "Gamsız Adam" dururken kendisinin oyundan alınmasınaydı.. Muhtemelen Bülent Korkmaz'ın kafasındaki düşünce Nonda'ya topun şişirilmesi, Nonda'nın ayağında topu tutması ve vakit geçirip maçı 1-0'a bağlamaya yönelikti. Baros'u oyundan aldığı zaman Bülent Korkmaz kafasından 2. golü çıkarmıştı, 90. dakikada Yaser'le 2. golü bulması gerektiğini hatırladı ama atı alan çoktan Üsküdar'ı geçti.

Sene başında yaratılan efsane olabilecek kadronun bu duruma nasıl düştüğünü iyice irdelemek lazım bundan sonraki günlerde. Hesap, kitap, bu işin muhasebesi iyice yapılmalı, bu hezimette kimin/kimlerin sorumluluğu var ise yollar ayrılmalı.. Şampiyon da olsak sil baştan başlamak lazım demiştik daha önce,şimdi sil baştan başlama zamanıdır..

23 Nisan 2009 Perşembe

Aslantepe


Öncelikle şurdaki tanıtım videosuyla başlayım. Müthiş bir video, duygulandırılan, geçmişe götüren, tüyleri diken diken eden.. Halen izlemeyen varsa şiddetle izlenmesi tavsiye edilir..

Malum Aslantepe localarının lansmanı hafta içerisinde yapıldı. İlk görüntüler beklentilerin daha ötesinde lüks bir konut projesini andırıyor. Adam başı 15.000 USD'den, kişi sayısı 30 ile 8 arasında değişen 150 loca.. Bankacılık alanında çalıştığım için loca satışlarından beklenen gelir konusunda az çok bilgim mevcut.. 3 yıl için satışa sunulan localardan senelik 38-42 Milyon USD arası gelir bekleniyor ki, sırf loca satışlarından Sami Yen'de kazandığımızdan daha fazla geliri kasamıza koymuş olacağız. Nitekim bugün basına yansıyan haberlere göre de ilk etapta ihale ile satışa sunulan 16 locadan 3 yıl için minumum 10 Milyon 845 Bin USD gelir bekleniyor.. Sırada 4.500 adet vip koltuğun satışı var ki, bu satışlardan da hatırı sayılır bir gelir de kapıda.. Bu arada bizi en zor anlarımızda her zaman destekleyen Denizbank yine arkamızda. Loca satışları sonucunda gelecek nakit akışı şimdiden kanalize edilmeye başlandı klübe ve bu nakitin bir bölümü bu seneki transfer çalışmalarında kullanılacak muhtemelen. Aslantepe'yi beklemeden, Sami Yen'in son senesinde kombineyi kapmak lazım.

Eldeki kaliteli mevcut kadro, geçmiş yıllarla kıyaslanmayacak derecede artan gelirler, herkesin puan kaybettiği haftada kazanılan 3 puan.. Öyle bir güvenlikçiyle falan durdurulacak gibi görünmüyoruz. Sarı-Kırmızı çok yakışıyor deyip aşağıya pası atalım en iyisi.

Sarı-Kırmızı


Sarı-Kırmızı çok yakışıyor!!

1 Maç Ceza Daha


Sağda, solda Türk futbolunun marka değerini yükseltmek görevimizdir diye sallayıp duranlar, işgüzar güvenlikçinin tezgahı ile bugün bu ligin 1 numaralı markası Arda Turan'ı bir maç daha futboldan uzaklaştırdılar.. Yalnız bu ceza bitince Arda Turan'ı bu sefer kimse tutmasın son düzlükte görülecek hesap var.. O zamana kadar ki hesabı Mehmet Güven'le de düreriz kuşkunuz olmasın..

20 Nisan 2009 Pazartesi

Deniz! Deniz! Deniz!


Koşan bir dalga gibi.
Özgür ve Bağımsız
Ve tümüyle içten olmak
Onun gibi evsiz, barksız
Her an başka bir yerde
Görebilmek şafağı, öğleyi, geceyi
Ve hep bir tek şeyi anımsamak:
Denizi! Denizi! Denizi!

N.M.Minski - 1937

Dışarıdaki/İçerideki Dostluklar


Geçen hafta derby sonrası aldığı talimatla kanal, kanal gezip Küçük Emrah ses tonu ile "demek ki dışarıdaki dostluklar yalanmış" demeci veren Uğur Boral bu hafta Deivid De Souza ile saha içerisinde giriştiği ağız dalaşı sonucu kadro dışı kalarak içerideki dostlukların da yalan olduğu gerçeğini kavradı. Allahın sopası yok derler...

19 Nisan 2009 Pazar

İstanbul B.B.: 0 Galatasaray : 1


Bülent Korkmaz'ın göreve gelmesiyle pozisyonu nerdeyse unutan, golü zor bulan Galatasaray bugün karşısında Olimpiyat Stadını bulunca maç hepten çekilmez oldu.. Halbuki dünkü puan kayıplarından sonra futbolcuların motive olması ve bu maçtaki istekli futbolla umuda yolculuğun temellerinin atılması bekleniyordu, taraftarlar tarafından. Alınan 3 puanla umuda yolculuğu başlatsak da oynanan oyun, isteksizlik, kimseye ümit vermedi bugün. 90 dakika adeta bir işkence gibiydi, tahammül etmek gerçekten zordu.

Belki de bir çok Galatasaraylı bugün sahadaki futboldan daha çok Semih Kaya sevincini yaşıyor. İlk maçı olmasına rağmen bir iki kere Bebbe'yi kaçırması dışında oldukça iyi bir futbol sergiledi. Soğukkanlı, hızlı ve fizik gücü gayet yerinde. Takip edenler bu sonucu bekliyordu ama sahada resmi bir maçta yansımasını görmek herkesi ziyadesiyle memnun etti.

Maça tekrar dönersek; sol kanatta takımı ileri iten Arda ve sağ kanatta her şeye rağmen takıma büyük dinamizm katan Sabri olmayınca, oldukça temposuz bir Galatasaray vardı sahada bugün. Tabi bu temposuzlukda orta sahanın ortasında oynayan ve pas hataları konusunda bugün zirve yapan Mehmet Topal ile Ayhan'ın kötü oyunları da oldukça etkili oldu. Bugün maçı kaybetsek veya berabere bitirsek oyunun hakkı bu değildi diye bir yorum getiremezdik sanırım. Her zaman bu şekilde kazanabilirmiyiz, her takımda Nonda'dan daha ağır bir stoper varmıdır bilinmez ama alınan 3 puan, şampiyonluk kupası gelirse bu sene en önemli 3 puan olarak yerini alacak bana göre şampiyonluk almanağında..

Yukarıda Semih Kaya'yı kazanmanın mutluluğunu anlattık.. İki ilave yapıp, Serkan Kurtuluş ve Yaser'de ısrarın gereksizliğini de belirtelim burda.. İkisi de Galatasaray'da oynayacak futbolcu değil, CV'lerinde bir sezon Galatasaray tecrübesi ikisi için de büyük kazanç, bulunmaz nimet. Takasta ilk düşünülecek etiketini vurdum bügün ikisine de..

Şampiyonluk yarışında bir seyircisiz bir de Ali Sami Yen dışında oynayacağımız iki maç yönümüzü belli edecek.. 6 puan çıkarsa, şampiyonluk belki yine olmayabilir ama şampiyonlar ligi de bu kadar kötü geçen bir sezonda bulunmaz nimet. Ele güne karşı, saldır Galatasaray deyip, önümüzdeki haftalara bakalım...

16 Nisan 2009 Perşembe

Cezalar


Derby'de yaşananları sahalarda görmek istemediğimiz olaylar diye nitelendirip sağda, solda demeç yarışına girenler bugün verdiği cezalarla aslında bu olayları sahalarda görmek istediklerini açıkca ilan ettiler.. Maç sonundaki olaylarda yer almayan ve bütün yaptıkları hakemin gözü önünde gerçekleşen Sabri'ye 2 maç ceza verilmesinin, Sabri'yle aynı tarz hareketleri gerçekleştiren Emre Belözoğlu'ya ceza verilmemesinin nasıl bir izahı olabilir ki? Ha birde biz tombalacılığın cezasını 6 ay olarak biliyorduk; tombalacılığı yapanın forma rengi sarı-lacivert ve 3 hafta sonraki maç Beşiktaş ise skala 3'e ayarlanıyor demek ki.. Böyle başa, böyle tarak; kimse yaşananları sahalarımızda görmek istemiyoruz falan demesin bundan sonra...

Ne zaman adam oluruz: Ne şiş yansın, ne kebap mentalitesinden uzaklaşıp, omurgalı olmayı başardığımız zaman!!

Salih Neftçi


Memleketin bilim adamları bir bir gözaltına alınırken, yetiştirdiğimiz en büyük bilim adamlarından birini bugün kaybettik. Akademik hayatımda kitaplarından faydalandığım, iş hayatımda güne ekonomiye ilişkin görüşlerini okuduktan sonra başladığım, tanışmasamda manevi bağım bulunan birisiydi Salih Neftçi. Uluslararası alanda isim yapmış, Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük ekonomistlerinden biri, maalesef çok genç yaşta ayrıldı aramızdan. Allah rahmet eylesin, ailesinin başı sağolsun demekten başka bir şey gelmiyor elden.

15 Nisan 2009 Çarşamba

Nixat



Bugün komşu spor basınını bizden haberler süslüyor.. Manşetlerde Nihat; yazılanlara göre Olympiakos'un ileri uç için bir numaralı adayıymış.. Bir diğer haberde ise Panathinaikos'un ileri uç adaylarına yer verilmiş, ihtimal vermiyorum ama Milan Baros listede.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Adamsın!!


Kimseden korktuğumuz, kimseden çekindiğimiz yok dışarıda da içeride de, herkes bunu bilsin Galatasaray futbolcusu kimseden çekinmez, kimseye saygıda kusur etmeyiz bize edilmediği sürece.. Arda Turan 12/04/2009

Sil Baştan





Derby'nin 2. dakikası top Volkan'a geliyor ve 2.dakikadan itibaren zaman geçirme operasyonu başlıyor, görüntü çok net Turan Sofuoğlu taktiğiyle sahaya çıkmış ve atarsam bir tane ne ala mantalitesindeki Fenerbahçe. Zaten bizdeki 9'da9 yaparız inancı taraftarlarında da mevcut değil, tek amaç var Ali Sami Yen'de Galatasaray'a yenilmemek. Şampiyon olmak zaten çok umurlarında değil bugün bunu işyerinde sanki galip gelmiş gibi sevinen Fenerbahçelileri görünce daha iyi anlayabiliyorsunuz.

Fenerbahçeli futbolcular tarafından sahaya konan bir diğer taktik de Galatasaray futbolcularını ve seyirciyi tahrik etmekti dün.. Emre Belözoğlu'nun dünkü ruh haliyle sahada olacağını maç öncesi ben burda yazmış, binlerce kişi çok değişik platformlarda bu konuyu dile getirmişti. Maç beklendiği gibi gergin, sık, sık durarak ve kazanmayı isteyen takımın tam aleyhine seyredecek şekilde gelişti. Maç öncesi yayılan saha kapanma tehlikesi senaryosu, maç içerisinde olanlar ve uzun zamandır televizyonlarda röportajlarda göremediğimiz Fenerbahçeli futbolcuların maç sonu demeçleri hepsi çalışılmış, hepsi bilinçli, hepsinin belirli yönlendirmeler neticesinde geliştiği çok aşikar. Maçın bu şekilde sonlanmasından üzüntü duyan Fenerbahçeliler sayıca azınlıkta olan taraf..


Teknik, taktik son dakikada yaşanan olaylar bir yana dün biz yönetim, taraftar, futbolcu, teknik heyet olarak hazırlanan bu oyuna çok kötü yakalandık. Bunların yaşanacağı maç öncesi bile belliyken bizim bu kadar acemice davranmamız, bu işten zararlı çıkmamız akıl alır bir iş değil. Gol atmamız gereken dakikalarda sahaya yabancı madde atıp oyunu durduran taraftar grubu, oyunu bırakıp Emre'yle didişmeye kalkan futbolcu, bu maçın ihtiyacı olanın motivasyon, horoz döğüşü değil, sağlıklı düşünme ve akıl olduğunu futbolcusuna özümsetemeyen teknik heyet (Lincoln'ün oynamamasından bahsetmiyorum bile) ve maç sonu kumpas kurulduğunu iddia edebilecek ruh halinde bir yönetim, herkesin payına dün bir şeyler düşer. Evet dün bir kumpas vardı ama bu kumpas iddia edildiği gibi Galatasaray ve Fenerbahçe'yi ligden düşürmek için yapılan bir kumpas değil bizzat Fenerbahçeliler tarafından profesyonelce kurulan ve biz Galatasaraylıların bile, bile lades diyerek üzerimize düşen rolü oynayarak dünkü sonu hazırladığı bir kumpas bu.. Bundan sonra bize düşen öz eleştri yapmak. Dünkü sonuçta sorumlu olan kimler ise, Fenerbahçe'nin hazırladığı bu kumpas içerisinde Galatasaraylı olarak kimler yer aldı ise, kimler acemice davrandı ise bir muhasebesini yapıp sil baştan başlamak lazım..

Son olarak olaylara değinmek istemesem de, Volkan denen nesneye değinmeden geçemiyeceğim. Futbolun içerisinde çeşitli nedenlerle zaman zaman kavgalar, gerginlikler olabilir bunu bir şekilde anlamlandırabiliriz ama maç içerisinde tombalacılık yapan birisinin maç sonu yaşananlar çok üzüntü verici bu olaylar sadece Sami Yen'de oluyor demesine ne demeli? Eğer elinde tuttuğu ile erkeklik gösterdiğini düşünüyorsa, erkekler dansöz gibi kıvırmaz, bir şeyi tutuyorsan ya tam tutacaksın ya da 93.dakikada kasığım ağrıdı o yüzden tutuyorum ayağına yatmayacaksın.. Volkan sen şeref nedir bilirmisin? O tribün çökse vicdan azabı çekermisin?

12 Nisan 2009 Pazar

Galatasaray - Fenerbahçe ( Maç Öncesi )


Yine bir derbi sabahında uyandık. Geçen sene de benzer bir sabahta uyanmış ve yine benzer şartlar altında Ali Sami Yen'in yolunu tutmuştuk. Geçen sene maç öncesi kazanırsak bu iş bitti artık şampiyonuz diyorduk, bu sene biraz farklı olarak kazanırsak şampiyonluk yarışında biz de varız diyeceğiz. Gerçi ben bu maçı kazanırsak kalan 7 maçta 7'de 7 yapacağımıza inanıyorum, yani bir nevi bugün kazanırsak yine şampiyonuz.

Kaybeden ise artık şampiyonluk yarışından tamamen kopmuş bir hale dönüşecek ve kendini Bursaspor ile birlikte 5.lik yarışında bulacak. Belki de bu akşamki sonuç ligin 5. sini belirleyecek.

Büyük kaptan bir son dakika sürprizi yapmazsa uzun bir aradan sonra bu akşam Lincoln'lü kadromuzla sahada olacağız. Gergin geçmesi muhtemel bu maçta Lincoln kendini aslanların önüne atılmış gibi hissedecektir, gözler onun üzerinde olacak bu akşam; ilerisi için kendisini kazanacağız ya da ilelebet kaybedeceğiz. Tribünlerden kendisine karşı bugün sabırlı olmak gerekir, geçmiş kinleri tribüne taşıyıp gelmezsek iyi ederiz.

Karşı tarafta ise Emre Belözoğlu bir türlü ispatlayamadığı Fenerbahçeliliğini bugün ispatlamaya çalışacak. Muhtemelen Fatih Akyel abisi gibi tribünleri tahrik edecek, her türlü kavganın içerisinde yer alacak, her türlü çirkinliği sergileyecek. Uzun zamandır bugünü beklesek de bu adama karşı dikkatli olmalıyız. Galatasaray maçı garantileyecek skoru elde ettikten sonra zaten kendisini kaybetmiş bir Emre Belözoğlu'nu karşımızda bulacağız ki bu bizi hayli keyiflendirecek.. Emre ile uğraşmayı maç boyunca kenara bırakıp, maça odaklanmakta fayda var.

Derby mesaisi erken başlar, yavaştan stadın yolunu tutuyorum. Blogda yazmaya başladıktan sonra Ali Sami Yen'de maç kaybetmiyoruz, bügünde kaybetmeyeceğimize inanıyorum, Allahım utandırmasın.

11 Nisan 2009 Cumartesi

Galatasaray 2009-2010 Kombineler Satışta


Fenerbahçe maçında çekilen bilet sıkıntısının hemen akabinde gelecek sezonun ve Ali Sami Yen'in son kombineleri çarşamba günü satışa çıkıyor. Geçen seneki fiyatlar bu senede geçerli 1 peşin, 4 taksit ödeme imkanı da beraberinde. Yine alacağız Kapalı Üst'te yerimizi.. Kombine Huzurdur!!
Kombine Fiyatları:
Kapalı Üst A Blok 1.520 TL Peşin, 1.600 TL Taksitli
Kapalı Üst B Blok 1.330 TL Peşin, 1.400 TL Taksitli
Eski Açık Öğrenci 475 TL Peşin, 500 TL Taksitli
Birlikte sevinmek ve tüm hedeflerimize ulaşmak için... Zaferlere tanıklık edebilmek, Ali Sami Yen Stadı'nın veda sezonunda "ben de oradaydım" diyebilmek için..Tribündeki yerinizi bugünden alın....Kombine Kartınızla birlikte:
* Galatasaraylıların sesi Galatasaray Dergisi'ne 1 yıllık ücretsiz abone olun.
* Mayıs ayı başında satışına başlanacak olan yeni stadımız "Turk Telekom Arena" locaları ve VIP koltukları kombine kartlarına öncelikli sahip olma avantajını kazanın. (yalnızca Numaralı/VIP Tribün Kombine Bileti alımları için geçerlidir.)
Satış Başlangıç Tarihi:15 Nisan 2009 Çarşamba
Satış Saatleri:Hafta arası : 09:30-18:00 Hafta sonu: 10:30-17:00
Ödeme:1 peşin 4 taksit ödeme imkanı
Geniş Bilgi ve Fiyatlar İçin:0212 288 33 40 - 0212 288 96 20
* Satışlar, Ali Sami Yen Stadı, VİP tribününde yapılacaktır

10 Nisan 2009 Cuma

Işıl Alben


Tarih yazmaya alışığız, çok fazla bir şey söyleyemiyorum, şu tribünlerimizi çekin, zaten böyle bir atmosferde bizim kaybetme şansımız yoktu çok zor şu anda söylemek sadece tribünlerimizi çekin başka bir şey yapmayın..
Işıl Alben -09/04/2009

Dün akşam maç sonu tüylerimi diken, diken eden röportaj. İyiki varsın potaların kraliçesi hep böyle, bizimle kal.

III. Murat Elsaleh Fotoğraf Yarışması

1. Biz Neredeysek Cehennem Orasıdır

2. Biz Ayrılamayız
3. Milyonlarca Taraftarın

Avrupa Şampiyonu Galatasaray



Yine bir Avrupa Kupası, Yine Bir İlk ve Yine Galatasaray.. Duygulandığım bir gece oldu ve Galatasaray'lı olmaktan bir kez daha gurur duydum. İşte Taraftar, İşte Şampiyon..

08 Nisan 2009 Çarşamba

Batuhan Analizi


Bir kaç gündür futbol basınının, blogların gündemini Batuhan Karadeniz oluşturuyor. Malum Fener maçı öncesi kendini İstanbul gece hayatına vurdu ve an itibariyle Eskişehirspor tarafından kadro dışı bırakılmış durumda. Yaşanan bu olaylardan Batuhan'ın bir şikayetinin olduğunu düşünmüyorum. Batuhan henüz yıldız olmamışken yıldız gibi hareket etmekten ve bir şekilde isminin medyada, toplumda dolaşmasından büyük keyif alıyor ve bunu sağlamak için her enstrümana başvuruyor. Yeri geldiğinde sivri demeçler veriyor, yeri geldiğinde U-17 yarı final maçında penaltıyı harcamayı göze alabiliyor, Sami Yen'de, Saraçoğlu'nda seyirciyi tahrik ediyor. Futboluyla çok sık yer almayı başaramadığı medyada yetenekli ama şımarık, sorunlu, kendini düzeltse dünya çapında yıldız olur imajıyla tutmayı yeğliyor. Henüz 18 yaşını bile doldurmamış bir gencin karakterinden bahsetmek çok da doğru olmaz, biraz deli yaşlardır bu çağlar ama artık Batuhan'ın bir tercih yapma zamanı geliyor; ya dünya çapında bir yıldız olmaya konsantre olup kendini futboluyla gündemde tutmaya çalışacak ki kendisinde bu yeteneğin olduğunu düşünüyorum, ya Sergen Yalçın ve benzerleri gibi yetenekli ama sorunlu yıldız imajıyla lokal bir yıldız olarak kalacak ya da bir lokum operasyonuyla bir Anadolu takımında futbol hayatını noktalayacak.. Seçim kendisinin..

06 Nisan 2009 Pazartesi

Galatasaray : 1 Gaziantepspor : 0 - Kaldı 8


Maç öncesi kolay olmasını kimse beklemiyordu; son 4 yıldır kazanamadığımız Antep deplasmanında bu sefer kazandık ama beklendiği gibi kolay olmadı. Parola 9'da 9 olunca, maç da final maçı haline bürünüyor doğal olarak. Final maçlarında da kolay olmuş, zor olmuş son 10 dakika ecel terleri dökülmüş kimsenin umurunda olmaz, önemli olan galibiyetti ve 9 rakamının üzerine çentiği atmaktı bugün bu da başarıldı.

Takımı galibiyete taşıyacak ileri uçtaki Baros-Kewell-Arda-Ümit Karan 4'lüsünden üçü çarşamba günü çok zorlu milli maçlarda yer aldılar ki Kewell ve Baros bu maçları İstanbuldan uzakta oynadılar. Arda'nın ise üst üste oynadığı zorluk düzeyi maçlardan pestili çıkmış durumda; hem Galatasaray'ın, hem milli takımın yükü omuzlarında adeta. Maçın ilerleyen dakikalarında bu üçlünün yorulması ve takımın hücum gücünün düşmesi kaçınılmazdı ki Galatasaray bugün 2. golü bulmakta ve son hareketlerde bu yorgunluğun sıkıntısını fazlasıyla yaşadı. İleri uçtaki dörtlünün 15 gündür dinlenen ismi Ümit Karan ise bu 4lü arasında en yorgun gözüken isimdi. Çarşamba günü oynanan milli maçlardan sonra Prag gecelerinin tadını çıkaran Baros ise Ümit Karan'a nazire yaparcasına hem gece gezerim hem de rövaşatayı çakarım mesajı verdi. Devre arasında Milan Baros'un yanında oynayabilecek hem de onu yedekleyebilecek bir forvet transfer edilebilseydi şu anda şampiyonluk yarışındaki görüntü Galatasaray lehine muhtemelen çok farklı olacaktı. Ümit Karan ve Shabani Nonda'nın geçmiş performanslarına fazlaca güvenildi ki geldiğimiz noktada bu form grafikleriyle bu ikilinin Galatasaray'da forma giymeleri çok zor. Maçtan sonra Bülent Korkmaz'a yöneltilen Lincoln oynayacak mı sorusuna verilen "kendisi ile konuşacağız" yanıtı, çaresizliğin yanıtıdır. Bugün de bir kez daha görüldü ki bu zorlu periyotta Bülent Korkmaz'ın Lincoln'ü tekrar kazanmaktan başka çaresi yok.

Zorlu periyotta 8'ün üstüne çentik atmak için pazar günü Fener karşısındayız, her sene olduğu gibi geri sayım başladı, atarsa şafak 6.

02 Nisan 2009 Perşembe

Atina Notları - 2


Maçı oynanırken mesajlarla sonrasında Mega TV'den banttan takip edebildim. Bizim maç oynanırken mecbur Yunanistan-İsrail maçını takip etmek zorundaydık Mega TV karşısında. Yunanlılar kazanmak zorunda olduğu İsrail maçını 2-1 kazanırken, bizim kazanmak zorunda olduğumuz İspanya maçını 2-1 kaybetmemiz bana gurbet ellerde daha fazla koydu. Günün tek güzel haberi burada konuştuğum ve futbol bilgisine güvendiğim tüm Yunanlıların Galatasaray'ın muhtemel kaleci adayı Gspurning hakkında övgü ile bahsetmeleri. Hava dışarıda 25 derece ve bu güzel Atina gününde yazacak çok da fazla bir şey yok bugün için..