28 Aralık 2009 Pazartesi

Hakan Ünsal


Et tu Brütüs* diye sorma zamanı çoktan geçmişken sırtımıza hançeri saplayan Brütüs tekrar aramıza döndü. Bizi çoktan terk edip, fırsatçıların ağına düşen, her fırsatta eski günlere, eski büyüklerine, eski değerlerine saydıran Brütüs. Yaptığı bütün karaktersizliklere rağmen her Galatasaraylının gönlünde yatan ama tüzük gereği çok az kişiye nasip olan Galatasaray Üyeliği ile taçlandırılmasını bile meze yaptı rant peşinde. Kucağında beslendiği sahibini acımasızca tırmalıyor gün be gün "nankör kedi". Onu Karabüklerden bulan, şu anda yazarlık yapabilmesini bile borçlu olduğu camiayı tırmalıyor .

Üzücü olan ise bu ihaneti gerçekleştiren Brütüs'e, vücüdumuzdaki çizikleri her gün arttıran nankör kedi'ye bu klüp üyeliğini veren politika. Ne amaçlanmıştır, ne güdülmüştür bilemem ama çok yazık olmuştur. Ne diyor "Ezel"'de Ramiz Baba Shakespeare'den alıntısında;
Ölüm gibidir sadakat, pazarlığı olmaz, bir kere çizgiyi geçtin mi, yoktur dönüşü.
Çizgiyi bir değil, defalarca geçen bu şahsın dönüşü olmamalıydı.. Hatanın ihanet olduğu noktada, politikaya yer kalmamalıydı. Yazık, çok yazık..

3 yorum:

Chao Grey dedi ki...

Müthiş yazmışsınız elinize sağlık.

emre dedi ki...

Eline sağlık gerçekten çok güzel yazmışsın.

Bunlara ek olarak, her yazarın dilinde bir vefasızlıktır gidiyor.

Yok efendim jübile yapılmamış diye.

Allah aşkına Jübile diye birşey mi kaldı dünya da...

tatlisubaligi dedi ki...

takımla yollarını ayırdıktan sonra sessiz kalsa herkesin saygısını kazanabilirdi...

27 aralıkta yayınlanan yazısında üye kartlarının tanıtımıyla ilgili torene katılma katılmama mevzusunu konu etmiş ve üslubu yine pek hos olmamıs bence.. bu da yukarıdaki yazıdaki her cumlenin dogrulugunu tekrar tekrar aklımza getiriyor..

agzına saglık