09 Temmuz 2009 Perşembe

Tekrar Çal Sam


3. hazırlık maçımız da dün itibariyle sonuçlandı. Kleve ve Casablanca karşısında 2009-2010 Galatasaray'ının ilk ışıklarını izleme fırsatı bulurken Al Ahly maçını yoğunluktan ıskaladık. Skibbe döneminde izleme fırsatı bulduğumuz, Bülent Korkmaz döneminde kısa bir ara verdiğiğimiz pas trafiğini bu sene fizik kondisyonla birleştirerek daha etkili bir şekilde kullanma düşüncesi seyrettiğimiz hazırlık maçlarının en net sonucu olarak karşımızda duruyor. Topu yerden kaldırmadan, görerek seri bir şekilde pas trafiğini oluşturmak. Temelde geçen senenin başında ortaya koyduğumuz oyun mantalitesine çok uzak değiliz; farklı olan şey ise Rijkaard'ın fizik kondisyon tesisi ile bu mentaliteyi sahada uygulamak istemesi. Hazırlık maçlarında ortaya konuldu ki, Galatasaray yoğun antreman trafiğine rağmen fizik olarak rakiplerine bariz üstünlük sağlayan, oyun mesafesini kısaltan taraf.

Lig başlayınca muhakkak ki, her şey yazdığımız gibi toz pembe olmayacak, oynamak istediğimiz total futbol öyle bugün geldim, yarın bunu oynayacağız tadında kolaylıkla uygulanacak bir sistem değil ama 3-4 ay içinde, belki ligin ikinci yarısında makine düzeninde oynacak bir Galatasaray yaratılması dünya çapındaki teknik ekibimiz için zor bir hedef olarak gözükmüyor bana göre. Bu şarkı bitmesin, tekrar çal Sam diyeceğimiz günlerin ilk esintisini ben Casablanca maçında hissettim, daha net değerlendirmeleri Leverkusen maçından sonra gerçekleştirebiliriz.

0 yorum: