
Malum Nonda ile başımız dertte son günlerde, pekçok taraftar gibi bende Nonda'nın yeteri kadar mücadele etmediğini düşünüyorum. Halbuki Nonda ilk geldiğinde uzun süredir özlemini çektiğim, gece maçlarında parlayan zebellah gibi bir siyahi oyuncunun en sonunda kadromuzda yer bulduğunu düşünmüştüm. Maalesef bir süre yalancı baharı yaşatsa da şu anda istediğimiz performansın çok uzağında. Bu noktada Nonda'dan yola çıkarak geçmişe doğru uzanalım ve Galatasaray'da siyahi oyuncuların performansını sorgulayalım, kim ne yapmış sarı-kırmızı forma altında bir göz atalım..
1. Dominique İorfa (1991-1992) : Galatasaray'ın siyahi oyuncularla ilk tanışmasıdır. Pekçok espriye konu olmuş, uzun süre rakip taraftarların diline dolanmıştır. Türkiye'de oynadığı oyundan daha fazla bir üne sahiptir, yeri geldiğinde halen rakı sofralarında muhabbeti geçer. Kimine göre futbolcu değil koşucuydu, kimine göre de Alp Yalman gece maçında seyrettiği başka bir oyuncuyu transfer edecekken İorfa'yı transfer etmişti. Siyahi oyuncularla tanışmamız çok kötü olmuştu, devamı nasıl gelecekti.
2. Norman Mapeza (1994 - 1995) : İorfa'dan sonra 3 yıl siyahi oyuncudan uzak duruldu. 1994-1995 sezonunda ise Saftig yönetimindeki Galatasaray'a Polonya'dan 21 yaşında Zimbabwe'li Norman Mapeza transfer edildi. Gösterdiği performans oldukça olumluydu, orta sahada oyunu çift yönlü oynayabilen modern ama tekniği zayıf bir ön libero görüntüsündeydi. Galatasaray yönetimi bu genç oyuncundan çok para kazanmayı hayal ederken Mapeza bir sezon sonra yabancı kısıtlamasına kurban gidiyor, önce Ankaragücü'ne, ordan Altay'a, ordan da Dardanel'e transfer oluyor ve en son Malatyaspor'da Türkiye kariyerini noktalıyordu. Taraftarın hafızasında Beşiktaş maçında gösterdiği performans ile anılır. Şu anda teknik direktörlük kariyerinin başında olan Mapeza Zimbabwe U-23 Milli Takım'ını çalıştırıyor.
3. Ulrich Van Gobbel ( 1995-1997 ) : Başta yaptığım gece ışığında parlayan, zebellah gibi oyuncu tanımına en çok uyandır. Rakip forvetlerin korkulu rüyasıydı güçlü fiziğiyle. Tribünle arasında pozitif bir iletişim vardı. Oynadığı yıllarda başarılı sayılabilecek bir performans sergilemesine rağmen Fatih Terim tarafından çok ısrar edilmeden ülkesine geri yollandı. Nihai olarak UEFA kupasına giden yol açıldığına göre hayırlı olmuş diyebiliriz. En son dolandırıcılıktan 4 ay hapis cezası alan Van Gobbel'in nerde olduğu bilinmiyor.
4. Mandinga Marcio (1999-2000) : Fatih Terim'in Bruno Quadros'la beraber Brezilya'dan bulduğu yeteneklerdendir (!!). Galatasaray'ın efsane kadrosunda Hakan Şükür ve Arif Erdem'in ardında uzun süre yedek beklemiştir. En son Kadıköy galibiyetinde Rüştü'yü kıç üstü oturtmasıyla taraftarın arasında ayrı bir yeri vardır. Galatasaray'ın UEFA'yı kazanmasıyla değerini katlayan Marcio, Boavista'ya transfer olmuş orda da Şampiyonlar ligi tecrübesi yaşamıştır. En son ülkesinde Atletico Mineiro'da oynuyordu
5. Joao Batista (2001-2003) : Devre arasında Gaziantepspor'dan rekor parayla transfer ettiğimiz Batista, mahalledeki x bir vatandaşdan farklı olmayan futbol tekniğini insan üstü bir şekilde koşarak kapatmaya çalışmış ama yine de ne işi var bu adamın Galatasaray'da laflarından kaçamamıştır. Türkiye sevdası nedeniyle Türk olup Mertol Karatay adını alan Batista, geçen sene Uğur Uçar'ın dizini kırarak Galatasaray sağ kanadında kapanması güç bir yara açmıştır. Açtığı yara halen kanamaktadır. Kendisi en son Bank Asya 1. Lig'de Kasımpaşaspor forması altında görülmüştür.
6. Mbo Mpenza (2001-2002) : Jardel'in takasından gelmiştir. Ben şahsen kendisini sahada oynarken görmedim. Lucescu'nun oyuncunun süratini beğendiği Abdurrahim Albayrak tarafından rivayet edilirdi. Sanırım süratinden başka futbol adına hiçbir şeyi yoktu, ama abisi büyük topçuydu.
7. Muhammed Sarr (2002-2003) : Fatih Terim'in ikinci döneminde ilişkilerini kullanarak Milan'dan sudan ucuza transfer ettiğini iddia ettiği Senegalli Sarr, kısa süre içerisinde Fatih Terim'in gözünden düşmüş ve geldiği yere geri dönmüştür. Şampiyonlar Liginde Galatasaray forması altında deplasmanda Lokomotif Moskova'ya gol atmışlığı vardır. Geleceğin Maldinisi en son Standart Liege forması giyiyordu.
8.Dionosio Christian (2002-2003) : Fatih Terim'in panik halinde transfer ettiği oyunculardandır. PSG'nin Anelkayı sattıktan sonra boşluğunu doldurmak için transfer ettiği isimdi. Galatasaray performansı bugunkü Nonda'nın muadilidir. Galatasaray'dan sonra yaklaşık 10 takım dolaştığını okumuştum. Olan yine Galatasaray'ın paralarına oldu.
9.Ali Lukunku (2002-2003) : Devre arasında transfer edilip ilk çıktığı hazırlık maçında Mısır Milli takımına gol atmış ve maçtan sonra Mısır'da forma giyen El Saka tarafından maşallah maşallah çok süper futbolcu olarak tanımlanmıştır. Oynadığı süre içerisinde hava indirme tugayı olarak top indirmekten başka birşey yapmayan Lukunku ikinci İorfa vakası olarak tarihe geçmiştir. Halen beğenilmeyen forvetlere Galatasaray tribünlerinde Lukunku denmektedir.
10. Cesar Prates (2003-2004) : Attığı güzel frikik golleri hala aklımda olan kepçe kulaklı sağ bek. Real Madrid'de bile forma giymiş olması geldiğinde taraftarı heyecanlandırmıştı. Hücüm özelliği iyiydi ama defansif yönü bir o kadar kötüydü. Neyse o da Fatih Terim tarafından kısa sürede öğütüldü.

11. Rigobert Song (2004-2008) : Çok fazla söze gerek yok, aslan pençesi Song Galatasaray'ın gelmiş geçmiş en iyi siyahi oyuncusu.
12. Flavio Conceicao (2004-2005) : Özhan Canaydın kendisi için Real Madrid kapısında yatmıştı, bu bile transferinin ne kadar önemli olduğuna işaretti. Galatasaray performansı ise bu Conceicao o Conceicao'mu sorusunu doğurdu herkesin kafasında. Galatasaray'dan Panathinaikos'a transfer oldu, Yunanlı bir dostum yüzyılın kazığı olarak adlandırdıklarını söylemişti bu transferi. Şu anda muhtemelen Brezilyada bir yerlerdedir.
13. Allim Saidou (2004-2006) : Gerets döneminde tek ön liberolu sistemin kilit oyuncusuydu. Gelen şampiyonlukta büyük payı vardı, modern ön libero tanımına uygun bir isimdi. İkinci senesinde Adnan Sezgin tarafından Nantes'a satıldı şu anda Kayserspor'da futbol yaşantısına devam ediyor. Galatasaray'da sevdiğim siyahiler arasındandır.
14. Ahmed Barusso (2007-2008) : Ganalı ön libero bir tek Kasımpaşa maçında Kalli tarafından sağ bekte denendi. 1-0 kaybedilen maçta mesafe tanımadan dan-dun vurmasıyla taraftarın hafızasında yerini aldı. Bir daha da forma şansı bulamadı.
Arada atladıklarım varsa yolu düşen yorumlara eklesin sonuç: Galatasaray siyahi sevmez.