29 Ekim 2008 Çarşamba

Ben You Tube'um, Facebook'um, Blogger'ım


Yasaklardan sorumlu devlet bakanı Binali Yıldırım, Ben Youtube'um, Ben facebook'um, bana kimse karışamaz derseniz buna müsaade etmeyiz. Keyfilik asla ama yasalara uyarlarsa başımızın üzerinde yerleri var diye buyurmuş.

Burdan bende Facebook'a Youtube'a ve Blogger'a sesleniyorum, arada sırada Binali Abi'yi arayın, yemeğe götürün, bir eksiği varmı diye sorun, Türkiye'de bu işler böyle döner, bunları öğrenin ki bir daha bu yasaklarla karşılaşmayalım..

Yasaklandık Ey Halkım Bizi Unutma


Cuma günü akşam işten döner dönmez Olympiakos zaferini yazmak için laptop'ın karşısına geçtim ve tarayıcıya blogumun adını yazdığımda Diyarbakır Mahkemesinin verdiği kararla blogun kapatıldığını öğrendim. Benim blogun Diyarbakır'la ne işi olur, kim yasaklamış diye düşünürken takip ettiğim diğer blogları okumak için tarayıcıya başka blogların ismini yazdım onlarda da aynı sonla karşılaşınca durumu anladım. Youtube benzeri bir durumla karşı karşıyaydık, yasakçı zihniyet yine iş başındaydı.

Vaktim ve yeterli teknik kapasitem olmadığı için blogu taşımakla da uğraşamadım, tam yasaklandık ey halkım bizi unutma triplerine girmişken sansür çabuk bitti tekrar döndük aleme, özlememiz çok uzun sürmedi. Bu süreçte Olympiakos zaferini yazamadık, Eskişehir hezimetini de es geçtik, bir artı eksiyi götürdü anlayacağınız. Neyse tekrar devam ediyoruz. Tüm blog camiasına geçmiş olsun.

22 Ekim 2008 Çarşamba

Galatasaray-Olympiakos ( Maç Öncesi )


Evet başlıyoruz. Bu tür organizsyonlarda start çok önemlidir, nasıl başlarsan öyle gider, geçen sene kötü başladık, kötü bitirdik, umarız bu sene startı kendi evimizde sağlam yaparız. Yunan ligi Türkiyede yayınlanmadığına ve Famagusta karşısında da Olympiakos'u izleme fırsatı bulamadığımıza göre rakibi Kalli'ye bırakıp maç öncesi kendi takımımıza şöyle bir göz atalım.

Trabzon maçı sonrası moraller yerinde, takımın ve Skibbe'nin kendine güveni geldi. Aranan ilk 11'de bulundu, Mehmet Topal'ın tam olarak iyileşmediğini düşünürsek maça Trabzonspor karşısına çıkan ilk 11 ile başlanacaktır muhtemelen. Bence de aynı 11 çıkmalı Olympiakos karşısına, yalnız göbekten Trabzonspor'a verilen pozisyonlarda göz ardı edilmemeli. Meira, Ayhan ikilisi şu kadroda mecburen orta göbeği tutacak olsa da özellikle Meira'nın hamlelerde ağır kalması maç öncesi bizim için risk teşkil ediyor. Arda ve Kewell savunmada biraz içeri sarkarak bu zaafı giderebilir, öne geçen taraf biz olursak bu eksikliğin çok sırıtacağını düşünmüyorum.

Maç öncesi diğer bir eksimiz Aydın'ın yine sakatlanması. Özellikle skor avantajını elimize geçirirsek yedekten girebilecek Aydın'ın bu maçta bulacağı boş alanlarla çok iş yapacağını düşünüyordum, pazar günü sergilediği futbol tüm Galatasaray taraftarlarını fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Çarşamba Ümit Milli maçı, pazar ligde 30 dakika adeleler kaldırmıyor Aydın'ın, buna bir çare bulunmalı.
Son olarak Yunanlılarla çalışan biri olarak bu maç öncesi yüklü iddiaya girdim, sakın beni mahçup etmeyin.

20 Ekim 2008 Pazartesi

Galatasaray: 3 Trabzonspor : 0


Maç öncesi yazdık sırat köprüsüydü bu maç. İhtiva ettiği önem nedeniyle gayet tutuk başladık oyuna, seyirci de ters orantılı olarak coşkulu. Skibbe bu sefer doğru bir 11'le başladı, Emre Aşık maç öncesi biraz risk gibi görünsede oyunun kahramanlarındandı. Maçın 15. dakikalarına doğru Arda ile Kewell'ın kanatları değişmesi ise Trabzonspor için sonun başlangıcı oldu. Arda'nın oyuna ağırlığını koyup takımı ileri itmesiyle, oyunun üstünlüğünü ele geçirdik. İlginç olan durum Arda-Kewell ikilisinden hangisi sağ kanatta oynasa performansı yarıya düşüyor, sol kanatta Arda Kewell'dan, sağ kanatta Kewell Arda'dan daha iyi performans gösteriyor, bundan sonra sol Arda'nın sağ Kewell veya onu oldukça zorlayan Aydın'ındır.

Maçın iki kahramanı Arda ve Emre Aşık'tı. Arda için çok bir şey söylemeye gerek yok gerçekten çok büyük futbolcu, bunu dün bir kez daha gösterdi ancak Emre Aşık için bir paragraf açmalıyız. Bu kadar yedek beklemesine, maç eksiği olmasına rağmen ligin kırılma maçında ilk 11'e koyuyorsunuz, sıfır hatayla oynuyor, rakibe kafa topu vermiyor. Emre Aşık bu herzaman hazır asker, yedek kalır dert etmez, hicbir hocayla takısmaz, ne zaman görev alırsa da dün geceki gibi alnının akıyla çıkar. Formsuzluğu dün de devam eden Servet Topal-Linderoth ikilisinden birinin iyileşmesiyle kendisini yedek kulubesinde bulursa şaşırmasın.

Bu maç sonucunda takım 11'ini buldu diyebiliriz. Tek forvet Baros dün ileride çok olumlu işler yaptı, solda Arda, sağda Kewell'a oyle bos alanlar yarattı ki, galibiyetin sırrı biraz da burdaydı. Meira ön liberoda faydalı görünsede Topal veya Linderoth iyileşince, bu ikiliden birinin tercih edilmesi daha dogru olur. Pas ve organizasyon yeteneği gelişmiş olmasına rağmen hamlelerde oldukça ağır kalıyor .

Taffarel'den sonra oyunu onun kadar iyi takip eden bir kalecimiz daha oldu. Samiyen'de bu sene rahatız, su kadar haftalık performansı ile Mondragon'dan daha çok güven verdiğini söyleyebilirim.

Lincoln dün çok istekliydi, attığımız üçüncü goldeki organizasyon tam anlamıyla su gibi aktı, çok klas bir halı saha organizasyonu görünümündeydi, resmen ruhumuzu okşadı.

Yazıyı Aydın'la noktalayalım. Dün oyuna girdikten sonra gösterdiği performans beni fena halde heyecanlandırıyor. Rüzgarın oğlu açık alanda gösterdiği performansı, dar alana da taşıyabilirse Kewell recaro koltuklarda dinlenmeye çekilir.

19 Ekim 2008 Pazar

Galatasaray - Trabzonspor ( Maç Öncesi )


Biletler tükendi, sırat köprüsü geçiliyor taraftar işin bilincinde. Zor maç olacak. Ruhsuz Nonda'yla, Lincolnla kazanılmaz, Ümit Karanla, Sabriyle, Ardayla sakat olmasa esas Hasan Şaş'ımla kazanılır bu maç.. Skibbeye maç öncesi biri bunu anlatsın yeter, başka taktiğe gerek yok..

Davala


Üzülme Ümit.. Bu taraftar yaşattığın başarıları, son dakikada Milan'a attığın penaltıyla açtığın yolu, giderken Samiyendeki gözyaşlarını hiçbir zaman unutmayacak.. Bu olayların müsebbihi Adnan Sezgin ise hiçbir zaman Galatasaray tarihinde yer alamayacak, max 5 yıl sonra unutulur, gider..

13 Ekim 2008 Pazartesi

Yenilmez Armada Geri Döndü


Bu sene bayanlar basketbol liginin heyecanı kaçtı. Sonucu belli lig haliyle fazla rating yapmaz, bayağı bir siklet farkı var. Keşke bir eksik transfer yapsaydık.

UltrAslan Sabri


2-3 yıl önce bir arkadaşıma sohbet sırasında Sabri için kendini geliştirirse Roberto Carlos'un gençlik yıllarının sağ kanat versiyonu olur demiştim. Tabi bana bir tarafıyla gülmüştü. Bosna maçını seyrettikten sonra aklıma geldi bu diyalog, ama tabiki aslolan performas göstergesi istikrar ve devamlılık. Bu müthiş sağbek performansı sadece bir maçlık mı, yoksa devamı gelecek mi.. İzleyip göreceğiz, şimdilik söyleyeceğim tek şey yürüyedur UltrAslan Sabri..

Hasan Şaş Göreve


Yönetim kararını vermeden 3-4 gün önce yazmıştık Davala'nın suyunun ısındığını. Adnan Polat'ın deyimiyle ilk ciddi rakip Bursa karşısında çuvallamanın faturası Davala'ya kesildi. Verilen kararda sürpriz olan geldiği gün altyapı'da efsane olacak diye lanse edilen Skibbe'nin sağ kolu Boenkamp'ın da Davalayla birlikte paketlenmesi. Sezon başında göreve birlikte başladığı ekipten kimse yok artık Skibbe'nin yanında, basından takip ettiğimiz kadarıyla alınan bu kararlardan kendisi de sonradan haberdar olmuş. Galatasaray'a yakışmayan bir hareket, ya kararlı davranıp Skibbe'yi de beraberinde göndermek lazımdı ya da böyle oyunlar içinde olmamak. Ekibini satan Skibbeyle devam edeceksek bundan sonra geçmiş olsun. Yönetimin Skibbe'nin yanına yeni bir teknik heyet aramaması devam edilmeyeceğinin göstergesi. Kim ne derse desin Trabzon maçında yönetim Hasan Şaş'ta, sırat köprüsü geçilir sonra yeni hoca'ya bakılır. Bu arada sezonun 7. haftasında teknik direktör değiştirip UEFA'da final oynayan bir takım var mı acaba?

08 Ekim 2008 Çarşamba

Hakan Şükür Kararını Verdi


Sene başından beri takip ediyoruz Galatasaray'ı, geçen seneye göre bir eksiklik var bu sene. Takım üzerinde yıllardır süregelen Hakan Şükür'ün çimento etkisi kayıp. Kral kendisine önerilen futbol okullarının patronluğu görevini eliyle ters etti ve yıllar sonra ilk defa Galatasaray'dan bu kadar uzak kaldı. Yılan hikayesine dönen oraya gidiyor, buraya gidiyor yalanlarına maruz kalan kralın karar verme süreci bugün sonlanmış görünüyor. Nihayet arap sermayesine evet demiş Hakan Şükür. Nacizane görüşüm Hakan Şükür gibi sembol bir ismin efsanelere yakışır şekilde Galatasaray'da noktalaması çok daha güzel olurdu, hazır rapçi Ümit Davalanında suyu ısınmışken futbol okulları başındaki günleri çok uzun sürmezdi. Değmezdi kral, karar senin yolun açık olsun.

07 Ekim 2008 Salı

Galatasaray : 81 Darüşşafaka : 85


Tamam maçları izleyemiyoruz ama şu aşağıdaki sonuç için de maçı izlemek gerekmiyor. BJK mağlubiyetinden sonra Daçka mağlubiyeti, guardlarda sorun olduğu çok açık gözüküyor. Murat Özyer'e yol yakınken teşekkür etmek en doğru iş olacak gibi.

Galatasaray Cafe Crown 81 - Darüşşafaka Cooper Tires 85
Teknosa Türkiye Kupası C Grubu ikinci maçında Galatasaray Cafe Crown, Çorum Atatürk Spor Salonu'nda Darüşşafaka Cooper Tires ile karşılaştı. Ekibimiz 4. periyoda kadar önde götürdüğü maçtan 81-85 mağlup ayrıldı.Günün ilk maçında Casa TED Ankara Kolejliler'i 71-59 mağlup eden Beşiktaş Cola Turka, 6 puana ulaşarak gruptan çıkmayı garantiledi.

GALATASARAY CAFE CROWN 81Erdem Türetken - (3R, 3A)Marshall Strickland - Andrija Zizic 18 (5R, 3A)Polat Kocaoğlu 15 (2R)Murat Kaya 4 (4R, 3A)Hüseyin Beşok 5 (4R, 1A)Dejan Milojevic 16 (5R, 4A)Milan Gurovic 17 (1R)Antonio Graves - (1R, 2A)Alican Güney - Cemal Nalga

DARÜŞŞAFAKA COOPER TIRES 85Soner Şentürk 10 (6R, 7A)Maarten arthut Leunen 19 (10R)Bora Pacun 2 (2R)Engin Emre Bayev 17 (1R, 1A)Volkan Aydın -Melih Mahmutoğlu 11 (1R, 3A)Clifford Daniel Hammonds 24 (5R, 5A)Kadir Çipa 2 (1R, 1A)

Galatasaray'ın UEFA Rakipleri


Kuralar çekildi, hedef final olduğu için kim gelse farketmeyecekti, fikstürde istediğimiz gibi. İlk Olympiakos maçından galibiyet gelirse, güle oynaya geçilir bu grup.

İlk Mağlubiyet


UEFA kupasında alınan 2-1'lik skandal Bellinzona galibiyetinden sonra Bursaspor karşısında en azından daha mücadaleci bir futbol bekliyordum. Tribünlere özgüven getirecek bir maçtı Bursaspor maçı, ama Skibbe ve futbolcular bizim gibi değerlendirmedi maalesef.

Daha önceki yazılarımı takip edenler Skibbe'yi henüz eleştirmek için erken olduğunu düşündüğümü bilirler ancak o erken zamanlar yavaştan geçmeye başladı, Bursaspor maçı da hatalarla doluydu, yine saç baş yolduk. Milli maç arasında takım toparlamak Skibbe ve Ümit Davalanın elinde, değilse Trabzon maçı sırat köprüsü gibi duruyor benden söylemesi.

Dip Not: Bu takımın forveti kesinlikle Nonda değildir!

Alpaslan Dikmen


Maalesef bu yazı için çok geç kaldım, Budapeştede tatildeyken bir arkadaşımın mesajı ile öğrendim Alpaslan Abi'nin vefatını ondan sonrada tatil matil kalmadı zaten. Tüm tribünlerin abisiydi Alpaslan abi, Galatasaray için, ultrAslan için anlamı çok büyüktü, maalesef çok genç yaşta kaybettik, çok genç yaşta tribünleri öksüz bıraktı.

Kendisi ile 1999 yılında tanışmıştım, tribün müdavimi olan herkesle muhabbeti vardı, maç öncesi muhabbetlerinin aranan ismiydi, tek aşkı Galatasaraydı, dünyası Galatasaraydı, bir nevi tribünlerin tutkalıydı. Şimdi belki aramızdan bedenen ayrıldı ama ruhen tribünlerde ölümsüzleşti, Aslantepeyi göremesede artık bir nevi Metin Oktay, Karıncaezmez Alpaslan Abi. Tek aşkı Galatasaray olanları bu tribün hiç bir zaman unutmadı, Alpaslan Abi gibi bir Galatasaraylıyıda unutmayacak.

Allah rahmet eylesin tüm Galatasaray tribünlerinin ve ailesinin başı sağolsun.