26 Haziran 2008 Perşembe

Almanya : 3 Türkiye : 2




Çok fazla bişey yazmak gelmiyor içimden.. Son yılların en iyi futbolunu sergileyip, Almanya'yı ezdikten sonra kaybetmek beni derinden yaraladı, ne diyelim bu sefer şans bizimle değildi, kötü oynadığımız maçları kazandık, en iyi oynadığımız maçı kaybettik, geldiğimiz gibi turnuvaya veda ettik.

Turnuva öncesi hayallerimde bile olmayan yarı finale kadar gelmemizi ve yarı finalde Almanya'yı ezmemizi sağlayan herkese sonsuz teşekkürler. Euro 2008'in nerdeyse sonuna kadar, tek yürek olmamızı sağlayan, bizi kendimizinden geçiren tüm futbolculara/teknik heyete teşekkürler, bu takımla gurur duyuyorum.

Artık yapılacak tek iş var bu turnuvanın gerekli analizini yapıp, hatalardan ders çıkarmak ve bu yetenekli, genç kadroyla 2010'da kupaya uzanmak.. Dün gece görüldü ki her zaman şans ve direkler bizimle olmuyor, bazen rakip tarafı seçiyor.

24 Haziran 2008 Salı

Song Trabzon Yolcusu


Günün bomba haberi Trabzon cephesinden geldi. Aslan pençesi Rigobert Song Trabzon ile anlaştı. Alışmak zor olacak bu ayrılığa, taraftarla ayrı bir bağı vardı Song'un.. Galatasaray yönetimini de zor günler bekliyor bu günden sonra, Song'un yerini daha iyisi ile dolduramazlarsa işleri zor. Her büyük defans hatasında bu transfer peşlerini bırakmayacak, sürekli önlerine çıkacaktır.

Trabzonspor tam anlamıyla transferin flaş takımı, her türlü malzeme var artık Ersun Yanal'ın elinde. Şampiyonluğa oynamak çok kolay iş değil, zor gözüküyor ama en azından Avni Aker yeniden korkulu deplasman olma yolunda ilerliyor.

23 Haziran 2008 Pazartesi

Almanya-Türkiye ( Maç Öncesi )


Sakatlıklar nedeniyle kadro 14'e düştü. Normalde bir çok takım için büyük sorun olabilecek, krize yol açabilecek bu durum bizim takımımız için problem değil bana göre.

Oyuncuya veya herhangi bir plana/sisteme dayalı bir futbol sergilemiyoruz turnuva boyunca, tamamen yüreğimizle son dakikaya kadar mücadele ediyor, takım halinde savunma yapmaya, gol aramaya çalışıyoruz. Motivasyon, konsantrasyon çok önemli şu gösterdiğimiz mücadelede, Fatih Terim'de en iyi yaptığı işi yapıyor, futbolcuları yeterince motive ediyor, gerekli azmi aşılıyor futbolculara.

Mücadeleye dayalı bir futbol sistemimiz olduğu için şu ana kadar oynamayan aç oyuncuların fırsat bulması belki de avantaj olacak Milli Takımımız için Almanya karşısında. Kenarda bekleyen oyuncularımızda en az oynamayacak olanlar kadar kaliteli, bir tek Arda'yı ararız onun dışındaki eksiklikler problem olmaz. Sonuç tahminimi 3 önceki postta yaptım, finalin adını koydum, kadro tahminim ise aşağıda, klasik 4-4-2.


---------------Rüştü-----------------


Sabri G. Zan Hakan Balta Uğur Boral


Hamit M.Topal Aurelio Ayhan Akman


-------Semih Colin Kazım ------

Aragones Fenerbahçe'de


Aragones cuma sabahı Aziz Yıldırım tarafından gönderilen özel uçakla Sabiha Gökçen'e iner. Var mı Antu'da karşılama organizasyonu?

22 Haziran 2008 Pazar

Galatasaray 2008-2009 Turuncu Forma



İşte merakla beklenen turuncu forma..Galatasaray'a asil ve sade forma yakışır, turuncuda güzel durmuş armayla.. Armanın peşindeyiz, bunu da alacaz artık.

Galatasaray 2008-2009 Beyaz Forma



Formalar tarihinden önce yine forumlara düşmüş. Beyaz formayı ilk bakışta çok beğenmedim, öyle masa üstünde çok güzel durmuyor, bir de üstte canlı görmek lazım. Scapula blogunda şerit üzerinde şampiyonluk senelerinin bulunduğunu yazmış, bu ayrıntı formaya değişik bir anlam yüklüyor, sırf bu yüzden bile alınır beyaz forma. Arka fontu çok beğendiğimi de ekleyerek bu yazıyı sonlandıralım.

Finalin Adı



Dün gece finalin adı belli oldu. 29 haziran Pazar günü Türkiye-Rusya final için çıkar Ernst Happel'e..

İstikrar ve Balta


Hakan Balta hakkında görüşlerimi bu blogu takip edenler bilirler. Kendisinin soyadına yakışır şekilde balta gibi oynadığını, Manisaspor'a gönderilen Ferhat Öztorun'dan farklı olarak hiç bir artı yönünün olmadığını düşünürüm. Galatasaray ilk 11'inin oyuncusu değildir bana göre, dolayısıyla Milli Takımında.
Ancak tartışmasız Euro 2008'de milli takımımızın en istikrarlı oyuncularından biri Hakan Balta, son Hırvatistan maçında da Hamit ile beraber, maçın adamı ödülünü paylaşırlar bana göre. Girdiği çok önemli iki ters kademe belki de mağlubiyeti önledi ve Türkiye'yi yarı finale taşıdı.. Dilerim Galatasaray forması altında da bu istikrarlı performans artarak devam eder..

Sadece 3 Dakika


Bugüne kadar turnuvada 390 oynadık ve sadece Çek maçının 3 dakikasında Euro 2008 yıldız adayımız Nihat'ı farkedebildik. 3 dakika dışında yokları oynadı ve bugün sakatlığı nedeniyle turnuvayı kapadı.. Bu turnuvada Nihat'ın profesyonellik hastalığına kapıldığı izlenimi edindim, amatör ruhlu oyuncuların çoğunlukta olduğu milli takımımızda çok kötü sırıttı.. O yüz hareketlerinden, mimiklerinden kıl kapan tek benmiyim acaba turnuva boyunca?

Bamya Derken Hocam


"Bu maç bana esasında 2002 Dünya Kupası’nda oynadığımız Senegal maçını çağrıştırdı. Grupta Almanya’yı yenen Hırvatistan, 2002’de Fransa’yı mağlup eden Senegal gibi bir psikoza girdi ve onlar da bamyayı yedi" ( Mustafa Denizli )

21 Haziran 2008 Cumartesi

Yürüyedur




Tekniği, taktiği yok bu maçın, inanılmaz bir maç.. Akıllara sığmayacak bir turnuva yaşıyoruz. Avrupalılara göre geri dönüş'ün kralıyız, ama dünkü maçta yaşanan nasıl bir geri dönüştür, böyle bir maç varmıdır, tam koltuklarımıza çöküp kalmışken öylece, 2 dakika içerisinde 70 milyonu zıplatan, sokağa döken başka bir geri dönüş varmıdır.. Hayat böyle işte, 2 dakika içerisinde her şey terse dönüyor, cenaze evi yerini düğün evine bırakıyor..

Dün geceden beri hala şoktayım. İnanan, son saniyeye kadar mücadele eden bir takımız, isyan ediyoruz adeta, tüm Türk milletinin okuduğu dualar da son düdük çalana kadar hep arkamızda.
Bu maçın şu yazdıklarımdan başka yorumu olmaz, eksiklik, sakatlık önemli değil buraya kadar geldik artık kupa yakışır bize. Yürüyedur benim güzel ve kahraman ülkem..

20 Haziran 2008 Cuma

Turnuva Takımı



"Futbol 22 kişinin ortalıkta koşup top oynadığı, bir hakemin sürüyle hata yaptığı ve sonunda Almanların kazandığı bir oyundur"

19 Haziran 2008 Perşembe

Hırvatistan-Türkiye ( Maç Öncesi )


Fatih Terim inat edip bir sürpriz yapmazsa Hırvatları geçer, yarı finalde Almanların rakibi oluruz. Son maçtaki deneme, yanılma seansında ortaya çıktı ki , Sabri arkada, Hamit önde oynar, Semih'de 11 oyuncusu değildir.


---------------Rüştü-------------------


Sabri Emre Aşık Servet Hakan Balta


Hamit Ayhan Mehmet Topal Arda


---------Nihat Tuncay --------------

2008-2009 Galatasaray Teknik Kadro


2008-2009 Galatasaray teknik kadrosunda, Skibbe'nin yardımcılığına Alman altyapısının çok önemli isimlerinden biri olan Edwin Boekamp getirildi. Florya topraklarının verimi ve eldeki genç yıldız adayları söz konusu olunca, ileriye dönük ve çok önemli bir transfer olarak öne çıkıyor Boekamp. Bu sene altyapıdan iki oyuncuyu A takıma monte etse süper bir olaydır.

Skibbe'nin ikinci yardımcısı ise U-21 Milli takım teknik direktörü Ümit Davala. U-21'i bırakıp Galatasaray'a gelmesi gerçekten çok büyük bir olay ama nedense çok sıcak karşılayamadım, bir tereddüt var içimde.. Acaba Hakan Şükür'ü orda görmek istediğimdenmidir? Neyse umarım çok başarılı olur Davala, U-21 portföyünden de bir kaç yıldız adayı transfer ederse Galatasaray'a, değmeyin keyfimize..

Skibbe Galatasaray'da


Yoğun iş ve Euro 2008 gündeminden sıyrılıp Skibbe ve gelecek sezon hakkında bir iki satır karalamanın vakti geldi artık. İlk olarak Galatasaray'ın gündemindeki teknik direktör adaylarından en iyisini aldığını düşünüyorum. Teknik Direktörlük kariyeri boyunca kupa almamış, başarıya aç ve Galatasarayla birlikte büyüyebilecek hırslı bir kişilik Skibbe. Ayrıca takımda bu kadar almanca konuşan varken de en mantıklı isim olarak öne çıkıyor. Şimdi bir de takıma göz atalım sezon ve transferler öncesi:

Kale: Orkun'un Konyasporla anlaştığını okudum gazetelerde, sevindim, yakışmıyordu bize bu takımın kalecisi değildi. Şimdi elde Aykut kaldı, kendisini çok sevmeme rağmen kaleye bir yabancı şart diyorum, sanırım İsacsson'da yolda. İsveç'te elendiğine göre bugün, yarın imzayı atar inşallah..

Defans: Uğur'un ağır sakatlığı ve Sabri'nin o bölgenin adamı olmaması, göz önünde bulundurulduğunda sağ beke kaliteli bir yabancı şart gibi duruyor, ayrıca Song'un gitmesi nedeniyle bir de yabancı stoper. Emre Aşık'ın dönmesi nedeniyle, hem stoper, hem sağ bek oynayabilen kaliteli bir isim sorunu çözer. Sol bekte Hakan Balta ve Volkan Yaman ikilisi bu sene için de yeterli gözüküyor.

Orta Saha: En rahat olduğumuz mevki, her sene çıkardığımız altyapı kontenjanı bu sene Aydın Yılmaz'a yakışacak gibi duruyor, sakatlığı atlatmış Hasan Şaş ve Lincoln'de çok büyük iki transfer statüsünde sayılabilir. İçimde bir his var bu sene Cafercan'da da bir kıpırdama olacak gibi.

Forvet : Kral gitti elde Karan ve Nonda kaldı. Nonda'yı şampiyonlar ligi için çok yeterli görmüyorum bu mevkide. Kiessling ismi geçiyor gazetelerde, olma ihtimali çok yüksek değil gibi sanki, olursa Karan'la beraber gol olup yağarlar.

18 Haziran 2008 Çarşamba

Kapaliust.blogspot.com

Yazacak çok şey var daha... Yarın yeni adresimizde buluşmak üzere, alıştığınız lezzet artık farklı adreste..

Orjin Kofte ( Zorunlu Açıklama - Adres Değişikliği )

Şubat ayı sonundan itibaren bu blogda sizlerle görüşlerimi paylaşmaya başladım. Blog yazmaya karar verdiğimde ultrAslan için maç öncesi buluşma noktası, bir simge olan Orjin Köftenin blogum için doğru bir isim olacağını düşünmüştüm, aksi halde blogumun kesinlikle Adem Usta'nın Orjin Köftesi ile herhangi bir ilişkisi bulunmamakta idi.

Şimdi Adem Usta kendi internet sitesini kuracağı için, ricası üzerine bu adresi boşaltıyorum, yarından itibaren kapaliust.blogspot.com adresinden sizlere ulaşacağım.

16 Haziran 2008 Pazartesi

Türkiye : 3 Çek Cumhuriyeti : 2



Dualarla yola devam ediyoruz, son dakika golleri, direklerden dönen toplar, dünyanın en iyi 3 kalecisinden biri olarak gösterilen Cech'in topu elinden kaçırması.. Yenildiğimiz Portekiz maçı dahil şans bir an olsun bizi yalnız bırakmadı, şu büyük şanssızlık dediğim bir olay şu ana kadar yok Milli takımımız adına..

Kadroda deneme, yanılma metodunu kullanan Fatih Terim final maçının son 15 dakikasında doğru bir deneme hamlesinde bulunarak nihai kadroyu çeyrek final öncesinde buldu sanırım.. Sabri'nin sağ beke çekilerek, Hamit'in öne sürülmesi bize maçı getiren hamle oldu, attığımız 3 golde de Hamit'in payı var. Hamit gerçek yerinde oynayınca, bu adamın neden Bundesliga'nın en iyi oyuncularından biri olduğu ortaya çıktı, rakibin sağ kanadını adeta felç ettik son 15 dakikada.. Sol kanatta ise Euro 2008'in efsanelerinden biri vardı milli takımımızda, Arda Turan. Tek başına yenilgiye karşı direniş gösterdi, tüm takımı ateşledi, Arda'ya sol tarafta önlem almaya çalışan Çek savunması, sağ kanada Hamit'in sürülmesiyle sürklase oldu.. Maçın yıldızı seçilen Nihat ise 87 dakika yine yokları oynadı, ama 3. golde attığı Michael Owen plasesini Tanju Çolak dışında atabilecek başka Türk futbolcusu varmıdır bilmiyorum.

Bu tarz üst düzey organizasyonlarda, hele böyle bir final maçında 2-0 geriye düşdükten sonra maçı çevirmek gerçekten mucizevi bir iş. Burda aslan payını Fatih Terim'e vermek gerek, kolay değildir bu kadar kritik dakikalarda takımı canlı tutmak, konsantre etmek, maça ortak olmak, penaltılara bile götürmeden galip gelmek.. Şimdi Fatih Terim'de rahatladı, takımımız da rahatladı, artık gruptan çıkamama gibi stres yaratan bir durum yok, tarihimizde ikinci kez çeyrek finaldeyiz. Bu dakikadan sonra her türlü başarıya hazır olmak lazım, Arda'lı, Hamit'li, Nihat'lı kadromuzla Hırvatları'da geçip yarı finalde, tekrar Portekizle kozları paylaşacaz gibi duruyor.
Dip Not: Volkan'ın yaptığı sorumsuzluktan sonra Fatih Terim'den Leeds United maçında Emre'yi dışarı aldığı gibi döverek Volkan'ı sahadan çıkarmasını bekledim ama Volkan'ın fiziği dikkate alındığı zaman gözü kesmedi sanırım.

15 Haziran 2008 Pazar

Türkiye-Çek Cumhuriyeti ( Maç Öncesi )


Bir pazartesi sabahı hayal ediyorum, hamurabi'den su böreğini almışım, Galatasaray lisesinin yanındaki büfeden ise Fotomaç'ı, ilk sayfada sür manşet "Çekler Karşılıksız Çıktı"..

Haydi aslanlar, bu gece bize galibiyet yakışır, aman penaltılara götürüp, bizi strese sokup, çekin vadesini beklemeyin, ilk yarı sürün takasa yazılsın arkası..

14 Haziran 2008 Cumartesi

İsviçre : 1 Türkiye : 2




Euro 2008'de başarının tesadüflere ve şansa kaldığını Belarus ile oynadığımız hazırlık maçından beri yazıyorum bu blogda. Fatih terim'in her maç öncesi okuduğu dualar bir kez daha kabul oldu, bir son dakika golü ve umutlarımızı devam ettiriyoruz.

Portekiz maçından sonra yazmıştım burda özgüvenimiz kırıldı milletçe diye, yorumun doğru olduğu İsviçre maçından sonra ortaya çıktı. En iyi oyuncularından biri Galatasaray'da kadroya giremeyen Hakan Yakın olan bir takımı yendik diye milletçe bayram yapıyoruz bugün, özgüvensizliği ortadan kaldırmak için bu galibiyete çok ihtiyacımız vardı, Euro 2008'e tekrar konsantre olmak, bir bütün olmak için bu galibiyete ihtiyacımız vardı ve gerçekten milli takım bu sefer çok iyi mücadele etti, Fatih Terim belki de en iyi yaptığı şeyi, maç konsantrasyonunu, motivasyonunu yine oldukça başarılı bir şekilde sağlamıştı.

4-3-3, 4-1-4-1, o oynayacak, bu oynayacak derken doğru kadro el yordamıyla, deneme yanılma metodlarıyla turnuvanın en kritik dakikalarında Fatih Terim tarafından bulundu. Arda'lı, Semihli ve Nihatlı bu kadroyla, eğer Fatih Terim bir sürpriz yapmazsa Çek Cumhuriyetini de rahatlıkla aşar Çeyrek Finalde Hırvatlarla kozlarımızı paylaşırız. Değişik bir takımız, grupları geçtikten sonra her şeyi yapabiliriz, o kadar eleştirilen takım kupaya bile uzanabilir. Artık milletçe Euro 2008'e konsantreyiz yarın herkes sokaklara dökülmek için hazır bekliyor. Maç berabere biterse penaltılara gidilecek, buraya gelene kadar da işimizi son dakikaya bıraktığımız, hiç bir zaman kolay yolu seçmediğimiz için penaltılara gitmesi muhtemel sonuçtur. Hepimiz sınavlara yıllarca son gün, son dakika çalışmadık mı, baştan işi sağlam tutmak yakışmaz biz Türk milletine..

08 Haziran 2008 Pazar

Portekiz : 2 - Türkiye : 0


Euro 2008 öncesi yazılarımızda Terim'i sık sık eleştirmiş, başarının tesadüflere kaldığını yazmıştık.. Dün de kabus olabilecek bir geceyi, direkler sayesinde 2-0 ile noktaladık. Zaten toplum olarak bir türlü Euro 2008'e konsantre olamamıştık, bu yenilgi ile iyice koptuk..

Dün akşam kaybedilen sadece 3 puan değildi, kötü oyunla birlikte milletçe özgüvenimizi de kaybettik.. 90 dakika boyunca akıllarda kalan, şu gol olsaydı dediğimiz tek pozisyonumuz yok, son yıllarda bu kadar ezildiğimiz başka maç hatırlamıyorum. Sürekli 4-3-3 dinledik Fatih Terim'den, dün sahaya çıkan kadro 4-4-2 görünümlü ama kesinlikle 4-4-2 oynamayan, çok değişik bir dizilişti..Bu dizilişle Portekiz'in 5 li orta sahasına karşı çok daha fazla koşmamıza rağmen ezildik, rakip topu koştururken, biz sağa sola koştuk.. Hazırlık maçlarında en güçlü yanımız olan Sabri-Hamit sağ kanat organizasyonu bozan Fatih Terim, 4-3-3'ten neden vazgeçtiğini bir gün açıklar sanırım..

Oyunca bazında baktığımız da, Servet, Aurelio sahanın en iyileriydi.. Colin Kazım'da takıma hereket getirdi, cılız da olsa atak yapmamızı sağladı.. Çok ümit bağladığımız Emre, Tuncay ve Nihat'ı sahada gören olmadı.. Fatih Terim'in arkasında kıpır, kıpır duran Arda'yı görünce, ulen sok şu adamı sahaya demeyen varmıydı acaba dün gece?

07 Haziran 2008 Cumartesi

Portekiz-Türkiye


Şölen başlıyor, bir çoğunda yer alamadığımız futbol şölenine tekrar geri dönüyoruz.. En son 2002'de dünya üçüncüsü olarak bırakmıştık turnuvaları, sonrası malum Tv başında izleyici olarak geçen yıllar. Şimdi tekrar arenadayız rakip Portekiz turnuvanın favorisi, antremanda bile 20.000 taraftar takip etti kendilerini, son turnuvalarda çeyrek final, yarı final diye başlayan seriyi bu sefer final ve kupa ile noktalamak istiyorlar, heyecan üst düzeyde rakip tarafında..

Bizde ise tam tersi bir durum var, önce kadro tartışmaları sonra Emre'nin transferi, Türkiye'yi Euro 2008 heyecanına sokamadı. Büyük bir kesim milli takımın çok başarısız olup, gruptan çıkamayacağını söylüyor, yenilse de üzülmem diyenler, yenilsin Fatih Terim gitsin diyenler de çoğunlukta.. Fatih Terim ise yine motivasyon peşinde, ders almam veririm modu halen sürüyor..

Oldukça kaliteli bir kadromuz var, belki kupaya kadar bile uzanabiliriz, nasıl başlarsak öyle gider, Portekiz karşısında alınacak puan veya puanlar milletce bizi atmosfere dahil eder, tek yürek yapar.. Bundan sonra izleyip görme zamanı, maç sonu yine burda olacağız..

01 Haziran 2008 Pazar

Emre Belözoğlu Fener'de


2-3 gündür Fenerbahçe'li dostların yogun tacizi altındayım Emre Belözoğlu transferi nedeniyle. Mesaj, e-mail atanlar, telefonla arayanlar sanırsınız Ronaldinho Fener'e geldi..Bu kadar yoğun tacizden sonra Emre hakkında iki satır yazı karalamak farz oldu..

Öncelikle yukarıdaki fotoğraftan başlayım, açıkcası forma eğreti durmuş Emre'nin üstünde yakışmamış, ancak 3.5 Milyon EUR'u cebe indiren Emre yakışsa da giyerim yakışmasa da moduna girmiş ve formayı üzerine çekmiş..

Ama hayatta herşey para ile olmuyor işte, yalnızlık insanların gittiği yoldan geliyor, halbuki Emre'nin önünde Fatih Akyel gibi, Okan Buruk gibi çok güzel örnekler vardı, maalasef Emre'de aynı kaderi seçti.. Belki kariyerini Fatih Akyel gibi Kaşımpaşa'da noktalayacak, belki Okan abisi gibi kimsenin hesaba katmadığı ne Beşiktaşlı ne Galatasaraylı Okan olarak sessiz sedasız futbola veda edecek.. Türkiye'de efsane olması gereken Tanju abisi gibi, hiç bir camiaya ait olmaması nedeniyle ne spor yazarı olabilecek, ne de teknik direktör.

Galatasaray taraftarının büyük bir bölümü sevmezdi zaten kendisini ( ben dahil ), Fenerbahçe taraftarının ise %95'i kendisinden nefret ederdi.. Şimdi Galatasaray'dan tamamen silindi, Fener taraftarına ise kendini kabul ettirmek için Fatih Akyel tadında yumruk şovlar, saha içi kavgalar bekliyorum Emre'den, hatta parası ödenirse Fenerbahçe'li Onur Belge'ye özel röportaj bile verebilir Emre. Bütün bunlar bile Fenerbahçe taraftarının efsaneleri arasında yer almasına yetmeyecektir, futbolu bıraktığında camiasız yalnız bir adam olarak kalacak Emre..

Sakın hiçbir Galatasaray taraftarı Emre fenere gitti diye üzülmesin, her sene altyapıdan A takıma bir üst düzey oyuncu hediye eden Florya bize daha ne futbolcular seyrettirecek, rakiplerin gıptayla baktığı..