28 Şubat 2008 Perşembe

Haftasonu Seçtiklerim



29 Şubat Cuma


20:00 Konyaspor-Trabzon ( Lig TV )


1 Mart Cumartesi


13:00 Malatyaspor - Altay ( D Spor )

16:30 Schalke 04 - B.Münich ( Ntv )

19:00 Ankaragücü - Fenerbahçe ( Lig TV )

21:00 A. Madrid - Barcelona ( Ntv Spor )

21:30 Milan - Lazio ( Kanal 24 )


2 Mart Pazar


13:00 Gaziantep BB - Diyarbakırspor ( D Spor )

15:00 Bursaspor - Sivasspor ( Lig TV )

18:00 Hamburg - E-Frankfurt ( Ntv Spor )

19:00 Beşiktaş - Galatasaray ( Lig TV )

Rezalete Ramak Kala


Sonunda beklenen oldu, dünkü maç sonunda Kalli nezdimdeki tüm kredisini de tüketti. Galatasaray'ın Feldkamp ve basiretsiz tercüman heyetiyle uzun soluklu bir yere gidemeyeceğini, sene sonuna kadar işlerin Hakan Şükür'ün takımı birleştirici gücüne kaldığını dünkü maç bir kez daha gösterdi. Bu blogda daha önce teşekkür ettiğmiz Kalli'nin başarısının da daha önce inanmadığım, olur mu öyle şey dediğim egrisinin, doğrusuna gelmesi sayesinde oluştuğuna dün net bir şekilde kanaat getirdim.


Çevremdeki tüm Galatasaraylılarda dün maçtan sonra ve bugün büyük bir sevinç vardı, bu sevinc biraz ezeli rakibi kupa da safdışı bırakmaktan, büyükce bir kısmı ise atılan son dakika golüyle nerdeyse 6-0'dan daha beter bir rezaletten kurtulmaktan kaynaklanıyordu. Ümit Karan 91.dakikada iğne deliğinden geçirircesine attığı golle, camianın büyük bir kaosa girmesini şimdilik önlemiş oldu.


Maç öncesi başlıklı yazımda Feldkamp'ın Lincoln'le beraber Ümit Karan ve Hakan Şükür'ü aynı anda sahaya sürmemesi gerektiğini , bu dizilişin takım savunmasında büyük zaaflar doğuracağını Fenerbahçe'nin klasik 4-4-1-1 dizilişine karşı Galatasaray'ın sahaya 4-3-2-1 şeklinde çıkması gerektiğini savunmuştum. Maç başladığında korktuğum oldu, Feldkamp bu üçlüyü aynı anda sahaya sürme inadından vazgeçmeyeceğini bir kez daha gösterdi ancak en azından bu sefer Ümit Karan'ı sağ tarafta içeride kanada doğru çekerek 4-3-2-1 dizilişine benzer bir görünümle takımı sahaya sürdü.


İlk 30 dakika içerisinde sahaya çıkan bu kadro Fener'e ileride baskı kurarak adeta top göstermedi, maçın daha başlarında gol bulan Galatasaray seyircisiyle de beraber 2.gol için yüklendi ancak dakikaların ilerlemesi Ümit Karan, Lincoln ve Arda'da yorgunluk emarelerinin görülmesi ile beraber orta saha üstünlüğü tamamiyle Fenerbahçe'ye geçti. Öyle ki Fenerbahçe 10 kişi kalmasına ve orta sahadan Uğur Boral'ı çıkarmasına rağmen bu görüntüde bir değişiklik olmadı. İkinci yarı ile beraber Fenerbahçe'nin golü adeta geliyorum dedi, Ali Samiyen'i dolduran binlerce taraftar Kalli'den oyuna müdahale etmesini beklerken, Mr. Feldkamp, tercüman heyetiyle birlikte dakikalar geçtikce oyundan düşen Galatasaray orta sahasını sadece seyretmekle yetindi.


Maç sonunda ise Kalli yaptığı açıklamada bu galibiyetle başkan adayı Adnan Polat'ın iyi bir şekilde reklamının yapıldığını idda etti. Feldkamp bu sonuçtan memnun olmuşmudur bilemem ama artık taraftarlar gözünde kredisinin bittiği maç bu maçtır, Adnan Polat için de kongre öncesi büyük dezavantaj.


Maçın adamı olarak gösterilen Cüneyt Çakır'a gelirsek; geçen sene abuk bir kararla Vestel Manisa maçını da tatil eden bu kıvırcık adam, basının her türlü kesimi tarafından yaptığı iş çok matah bir iş gibi şımartılarak bugünlere kadar getirildi. Televizyonda sürekli olarak ben bunların "Ağababalarını bilirim diye" ahkam kesen Cüneyt Çakır'ın ağababası Erman Toroğlu senelerdir yaptığı abuk subuk yorumlarla yarattığı eseriyle gurur duyuyordur muhtemelen. Halen yayıncı kuruluşa para ödeyen türk futbolseverine linkte verdiğim ( tıklayın ) rezil yazıyı yazabilen adamı seyrettiren Digiturk'un Türk Futbol'unun geleceği için bu hatasından dönme vakti geldi de geçiyor sanırım. Cüneyt Çakır dün her iki takım içinde anlamsız işler yaptı ve derbydeki futbol kalitesini tamamiyle yok etti, rezil kepaze etti ( Lugano ve Volkan'a gösterdiği kartlar %100 doğru, Gökhan'a gösterdiği kart komik ). Cüneyt Çakır'ın Galatasaray adına yaptığı tek olumlu iş Lincoln'e kırmızı kart göstermesi oldu, böylelikle Kalli'nin Beşiktaş derbisine Lincoln, Hakan Şükür ve Ümit Karan üçlüsüyle çıkma şansı kalmadı.

26 Şubat 2008 Salı

Yanardağ!!




İkinci yarıda skor 51-38 olunca ümitsizliğe kapılmadım desem yalan olur. Maçın sırrı Eurosport spikerinin maç sonu sözlerinde saklı : Asvel bu yanardağ'dan kurtulabilseydi mucize olurdu.


Galatasaray-Fenerbahçe ( Maç Öncesi )


Dün 90 dakikada Hıncal Uluç tüm futbol yazarlarına sesleniyordu hadi kolaysa Galatasaray'ın, Fenerbahçenin derby'de nasıl oynaması gerektiğini maç öncesi yazın diye..Her ne kadar futbol yazarı olmasam da naçizane bir blog yazarı olarak bu konuya da el atıyım istedim dev maç öncesi.


Fenerbahçe'nin nasıl oynaması gerektiğini, nasıl oynayacağını 1-2 maç izlemiş küçük çoçuklar bile tahmin ediyordur. Fenerbahçede tek muamma olabilecek konu ileri uçta Semih'le mi Kezman'la mı oyuna başlanacağıdır, tahminimce Kezman Galatasaray'a daha zor anlar yaşatabilecektir kupanın 2.ayağında Zico'nun tercihide bu yönde olacaktır. Klasik 4-4-1 düzeninde sahaya çıkacak Fenerbahçe'de tek sakat Roberto Carlos'un yeri Wederson'la doldurulmaya çalışılacak.


İşin zor kısmına gelirsek, Galatasaray'ın nasıl sahaya çıkacağı çok bilinmeyenli bir denklem gibi. İlk bilinmeyen Lincoln'ün oynayıp, oynamayacağı, yarın akşam Feldkamp'ın Kasımpaşa maçındaki çok kötü oyununa rağmen Lincoln'le başlaması gerektiğini düşünüyorum. Diğer bilinmeyen sağ bek mevkine gelirsek Barusso, Song veya Barış Özbek'e kıyasla Sabri'yle başlamak ve defans ikilisini Song, Servet şeklinde oluşturmak doğru tercih olacaktır. Sol bek mevkinde Volkan Yaman'ı tek geçiyorum, Hakan Balta'ya bir türlü ısınamadım. Orta sahada Lincoln'ün partnerleri konusunda sağlam bir Mehmet Topal ( sakatlığı devam ediyorsa yerine Barusso ), Ayhan, Barış Özbek ve Arda şeklinde tercihim..Seçim yapmanın en zor olacağı ileri uçta Hakan Şükür, Nonda ve Ümit Karan arasında, tecrübesi ve Lugano-Edu defans ikilisinin kimyasına ters gelmesiyle kral ön plana çıkıyor ancak Ümit Karan'la da başlanabilinir. Oyuna Lincoln'le başlayıp çift forvet oynamak ise Galatasaray'a takım savunması açısından büyük zaaflar yaşatacaktır ( Umarım Feldkamp böyle başlamaz ) . Toparlarsak Fenerbahçe'nin 4-4-1'ine karşılık Galatasaray'ın yarın akşamki derbide 4-3-2-1 şeklinde sahaya yayılması gerektiğini düşünüyorum.


Derby öncesi medyadaki atmosfere baktığımız zaman artık Fenerbahçe'ye meyilli bile diyemediğimiz düpedüz taraftar olarak nitelendirdiğimiz spor medyası yoğun maç trafiğinden olsa gerek alıştığımız hareketliliğinde değil. Son umutları iddacılarda bu sefer Galatasaray'a daha düşük oran verince dillerine dolayacakları pek bir şey bulamadılar. Kupa maçı olduğu için istatistiki bilgilerede yer veremiyorlar zira üstünlük bu sefer Galatasaray'da. Yine de boş duruyorlar diyemeyiz.. Rakı masasında 9 sütuna manşet yaptıkları uydurma kongre huzursuzluğu haberleriyle cılız da olsa psikolojik savaşa devam ediliyor, Fenerbahçe cephesinde ise her derby maçı öncesi gibi herşey yolunda Fenerium'un satışları patlamış durumda (!!)

25 Şubat 2008 Pazartesi

Adnanlardan Biri


Adnan Polat bugün resmen Galatasaray Başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Adnan Polat düzenlediği basın toplantısında adaylık için Özhan Canaydın'dan icazet aldığını da belirtti. Bu gelişme neticesinde zaten Galatasaray da olmasına ihtimal vermediğim Özhan Canaydın'ın verdiği karardan çark etme hadiseside bana göre artık rafa kalktı.


Bundan sonra mevcut adaylar içinde yarış Özhan Canaydın'ın desteğini alan Adnan Polat ile İnan Kıraç'ın desteklediği Adnan Öztürk arasında geçecektir. Şimdiden söyleyebileceğim tek şey Adnan'lardan birinin başkan olacağıdır.

Galatasaray-Asvel


Son 20 yılda Galatasaray tarihindeki en önemli Basketbol karşılasması yarın 21:15'te Daçka Aydan Siyavuş Spor Salonunda. İlk maçta deplasmandan futbol maçlarına nazire yaparcasına avantajlı skor beraberlikle dönüldü. Tahminimce bu şartlarda yarın Daçka'nın kapasitesi yetersiz kalacaktır Galatasaray taraftarına. Bu tur geçilirse olası rakip Telekom karşısında izleme fırsatı bulduğumuz KK Bosna..Final Eight yolu çok yakın duruyor yenilmez armadaya..
Dip Not: Karşılaşma Eurosport 2 ve Kanal 24'den yayınlanıyor

Feldkamp'ın Kredisi


Dün Galatasaray için maç başlamadan önce her şey çok güzeldi. Kasımpaşa karşısında alınacak 3 puan en yakın rakibiyle puan farkının 4'e çıkmasını sağlayacak ve bir derbi kaybetme lüksünü büyük bir koz olarak Galatasaray hanesine yazacaktı. Taraftarda rakip Kasımpaşa'nın ligdeki yerini -Fenerbahçe maçı öncesi- önemsememiş ve tribünlerdeki yerini almıştı. Tribündeki herkes önemsiz görünen bu maçın öneminin farkındaydı, öyleki Fener maçı öncesi oynanan maçlarda kronik hale gelen maçı izlemeden 90 dakika Fenere sallama psikolojisi bile bu maçta oldukça cılız kalmıştı.

Ancak maalesef ki maalesef Galatasaray teknik heyeti bana göre bu sezonun en önemli maçlarından biri olan Kasımpaşa sınavını sezon öncesi hazırlık maçı kapsamında ele aldı ve akla hayale gelmeyecek her türlü denemeyi bu maçta uygulamaya koydu. Öyleki top tekniği halı sahadan çevireceğiniz herhangi bir topçudan farklı olmayan Emre Güngör ön libero, ön libero olarak alınan Barusso sağ bekte oynuyor. Emre Güngör'ün yer aldığı orta sahanın diğer aktörleri ise sakatlık sonrası yine o eski al gülüm-ver gülüm futboluna dönen Ayhan, sahada ne yapmak istediğini bir türlü anlamadığım Carrusca ve Carrusca'dan çokda farklı olmayan bir Lincoln.
Sonuç bu senenin en kötü futbolu, Galatasaray'ın Hakan Şükür'ün kafası dışında pozisyonu bile yok ( Ümit Karan'ın şutu 30 metreden atılmış serseri kurşun ).

Nasıl Galatasaraylıların gurur duyduğu 11 tane metinden oluşan kadroyu övüp bu blogda Kalli'ye teşekkür ettiysek, dünkü rezaletin baş sorumlusu Kalli'dir. Nezdimde Kalli ligin 2. yarısında oynattığı futbolla ve oluşturduğu kadroyla büyük bir kredi topladı ancak dünkü maçta yaptığı gibi komedi hatalar yapmaya devam ederse topladığı kredi çok uzun soluklu olmayacak, olası Fener ve BJK mağlubiyetleri bir çuval inciri berbat edebilir.

Yeni transfer Barusso'ya gelirsek kendisi dünkü kötü Galatasaray'ın en fazla mücadele eden oyuncuları arasındaydı, Kalli Fener maçına sağbekte yine Barussoylamı başlar bilemiyorum ama tercihinin Sabri'den yana olması kendi hayrına gibi duruyor şimdilik.
Galatasaray taraftarları için Pazar gününün tek güzel yanı Uğur Tütüneker tribünlere çağrıldığı zaman bir anda gözlerde canlanan E.Frankfurta atılan nefis voleyi tekrar hatırlamaktı sanırım..

24 Şubat 2008 Pazar

Sinan Kaloğlu


Fenerbahçe Ümit Karan'dan sonra yeni belalısını buldu. Dün ligde Fener'e 7. golünü attı Sinan Kaloğlu. Fotomaç'ın haziran ayında atacağı manşeti ben şimdiden atayım Sinan Fener'e Doğru.

Leverkusen-Galatasaray


Yoğun iş temposu nedeniyle tüm yazılar bugüne kaldı. İşte yaşanan yoğunluğun Galatasaray'ın Leverkusenden 5 yediği haftaya denk gelmesi ise tamamen tesadüf. Galatasaray 5 değil 10 yese de elbetteki bu blogda yazacağımız bir iki satır olacaktır.

Leverkusen-Galatasaray maçına dönersek, perşembe akşamından itibaren gerek tv'de boy gösteren yorumcuları, gerekse gazetelerde spor yazarlarını takip ediyorum, hepsi suçluyu bulmuş durumda Kalli..Genelde eleştrilerin toplandığı noktalar sahaya lincoln'le çıkılmaması ve sağ kanatta Barış Özbek'e ( Song'un oynaması gerektiğini düşünenler çoğunlukta ) görev verilmesi yönünde.

Kabul ediyorum yenilen gollerde Barış Özbek'in büyük kademe hataları var ama Galatasaray'ın oyun sistemine baktığımız zaman sağ bek mevkinde Song gibi stoper tabanlı bir oyuncuyla oyuna başlamak alışageldiğimiz Galatasaray düzenine çomak sokmak olacaktı. Kalli'nin elinde sağ bekte oynatabileceği diğer alternatif Sabriydi ancak haklı olarak 2 hafta önce kadromda düşünmüyorum dediği bir oyuncuyla Leverkusen maçına çıkmanın kendi içerisinde büyük bir çelişki olacağını düşünmüş olacak ki tercihini Barış Özbek'ten yana kullandı. Çok büyük bir hata olduğunu düşünmüyorum ben bu kararın maç öncesinde..

Lincoln'e gelecek olursak, benim görüşüme göre de maça Lincoln'le başlamalıydı Kalli ancak 2 hafta önce Lincoln'süz Galatasaray'ın Leverkusen karşısında son yıllardaki en büyük avrupa kupası performansı göstermesinden sonra ( ezdi de diyebiliriz ) bu maça da aynı kadroyla çıkmasına da saygı gösterilmeli bence..

Sonuç olarak belki çok ağır bir skor ama oyunda bariz bir leverkusen üstünlüğünün olduğu bir maç değildi..İstanbulda pozisyona bile giremeyen Leverkusen Almanyada girdiği ilk 3 pozisyonuda gole çevirdi, maçın da özeti buydu..

18 Şubat 2008 Pazartesi

Galatasaray Engel Tanımıyor


Sezona 5 maç seyircisiz oynama cezasıyla başladı, cezasının bittiği 12.haftada oynadığı Gençlerbirliği maçı sonrasında 28 puanla ligin zirvesindeydi..

Sezon başında Hagi'den beri taraftarın beklediği 10'una kavuşmuştu. Yeni 10 numaranın ilk 5 haftada gösterdiği performans nerdeyse Hagi'yi bile unutturacak cinstendi, ancak 22 haftanın büyük bir bölümü 10'suz geçirdi Galatasaray.. 22. Haftada yine 10'suz oynadığı Konyaspor maçından sonra 51 puanla yine zirvede.

Pek çok spor otoritesine göre Galatasaray'ın en önemli transferiydi, aranan ön libero bulunmuştu. Bundan önce oynadığı sezonlarda hiç ciddi sakatlık geçirmemişti, hatta kimilerine göre MR cihazını görse uzay mekiği zannederdi ancak Linderoth'da tüm sezonu Kasım ayında kapatmıştı.

Fıtık olan milli futbolcu Ayhan, her zaman kazanılan şampiyonluklarda büyük payı olan Hasan Şaş, Afrika kupasında finale kadar çıkan Song sezonun önemli kısımında olmayan diğer yıldızlardı.

Konyaspor karşısındaki buzda dans'a sezonun büyük bölümünde olduğu gibi geçen sene takımları Bank Asya 1.lig'e düşen Orkun ve Volkan, Almanya'da takımları 3. lige düşen Serkan ve Barış, Dardanelspor'dan Mehmet Topal, artık emekli olsun denilen 37'lik yıldız Hakan Şükür ile çıkıldı. Bugun itibariyle kamuoyundaki ortak kanı bu saydığım 6 oyuncununda Euro 2008'de milli takımımızda yer alması.

Buzla kaplı zemin, yağmur, çamur, sakatlıklar, o sorun, bu sorun hiç farketmiyor, Galatasaray taraftarının nitelendirdiği gibi 11 tane Metin Oktay sahaya çıkıyor, mücadele ediyor, gol atıyor, gol yemiyor. ( 22.hafta itibariyle ligin en az gol yiyen takımı ) Kupada ve UEFA'da ağır basan tarafın Galatasaray olması da cabası..

Bütün bu yazılanlar neticesinde 73 yaşındaki beyaz tilkiye bir teşekkür şart herhalde.

17 Şubat 2008 Pazar

Eskişehirspor


Bu sene Maliye Bakanımızın desteğiyle Bank Asya 1.ligde zirveyi zorluyorlar, bu hafta 1.ligin derby'si sayılabilecek maçta Antalyaspor'la son dakikada verilen penaltı sonucu berabere kaldılar. Maçın görüntülerini henüz seyredemedim ama verilen penaltının hatalı olduğu tüm Eskişehirspor forumlarında şiddetle dile getiriliyor, Antalyaspor forumları ise konuya pek değinmemeyi tercih etmiş durumda. Gelecek sene süper ligde görmeyi istediğim takımların başında geliyor Eskişehirspor, hem şehirlerinin güzelliğiyle hemde taraftarlarıyla süper lige oldukça renk katacakları kesin. Düşmesini istediklerim mi? Kasımpaşa ve Ankaraspor..Teknik Direktörünün Abdullah Avcı olması nedeniyle şimdilik İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u bu ikiliden ayırıyorum.

It's a Bird. It's a Plane. It's the Slam Dunk Champion.


Dwight Howard, Slam Dunk yarışmasına kareografi uygulamasını getirdi ve şampiyonluğu kaptı. Çarşamba günü çok beğendiğim Godfather kareografisinden sonra slam dunk contestte de Superman kareografisiyle karşılaşmak çok hoş bir sürpriz oldu. Fazla söze gerek yok resim herşeyi anlatıyor sanırım.

Erşan Kartal


İlk olarak adını 2006 yılında oynanan Galatasaray-Telekom maçını katlederek duyurdu. Maç devam ederken Galatasaray Yöneticisi Tuğrul Demir'den yediği tokatta kendisine yardımcı oldu bu konuda..Dün Karşıyaka-Galatasaray maçında Charles Gaines'i diskalifiye ederek tekrar boy gösterdi Erşan Kartal..Tamam Galatasaray çok kötü oynadı, belki Gaines'te diskalifeye olmayı haketti ama baştan sonra yabancı madde yağışı altında geçen bu maça Erşan Kartal'ın müsade etmesi inanılır gibi değil gerçekten!! Bu maç Aydan Siyavuş spor salonunda bu şartlarda devam etse eminimki Erşan Kartal salonu boşaltırdı. Bu arada sakın bu yazıdan Karşıyaka bu maçı haketmedi, hakem sayesinde bu maçı kazandı gibi bir mana çıkaran olmasın o başka bir mevzu..Son söz:Uzun süre profesyonel basketbol oynamış biri olarak yeni transfer Johnsen'in Galatasaray'ın aradığı isim olmadığını düşünüyorum..(Beni yanıltırsa diğer yazılara bu kısmı editlerim artık)

16 Şubat 2008 Cumartesi

Ümit Kayıhan


Hıncal Uluç'a göre bu ülkenin Mustafa Denizli ve Fatih Terim'den sonra yetiştirdiği en büyük teknik direktör. Açıkcası bende Altay'ın teknik direktörü olduğu zamanlarda çıplak gözle izleme fırsatı bulduğum Galatasaray maçlarında takımına oynattığı oyun nedeniyle kendisine sempatiyle bakmış, başarılı ve cesur bir teknik direktör olarak değerlendirmişimdir Ümit Kayıhan'ı..Bu seneden itibaren kendisini Lig Tv ekranlarında yorumcu olarak görüyoruz, doğruyu söylemek gerekirse yorumlarına fazla tahammül etmek mümkün değil, umarım gelecek sene tekrar Turkcell Süper Lig'de bir takımı çalıştırır zira tv yorumculuğu kendisinde çok emanet durdu.

Tumer Metin


Devre arasında yurtdışında çalmadık kapı bırakmayan ve transferin son günlerinde kurtarıcı olarak Larissa'ya transfer olan en ünlü asker kaçağı Tümer Metin, Larissa'yı bir İzmir takımı olan Panionios karşısında 86. dakikada galibiyete ulaştıran golü attı. Bu sene Galatasaray maçı için gittiğim Panionios ( Nea Smyrni ) stadında gördüğüm misafirperverliktenmi yoksa Tümer'e öteden beri devam eden antipatimdenmi bilmiyorum ilk defa yurtdışında oynayan bir Türk'ün golü karşısında mutluluk duymadım..

Nalçaçı Gençlik!!


Konyaspor'un en eski taraftar grubu ancak Konya ve çevresindeki ünleri Bursaspor'un teksas veya Sakaryaspor'un tatangalar grubu gibi ulusal boyutlara bir türlü ulaşamadı..Bu hafta içerisinde ulusal medyada sıkca yer aldılar, Galatasaray karşısında ligin ilk yarısında aldıkları 6-0'lık mağlubiyeti unutamadıklarını belirtiyorlardı internet sitelerinde..Açılış sayfasında 6-0 lık mağlubiyeti gösteren Ali Sami Yen'in skorbord görüntülerine yer veren Nalçacılılar "Bu skoru unutmadık gururunuz ve şerefiniz için oynayın" diyerek Konyasporlu futbolcuları da şöyle inceden tehdit ediyorlardı, kimdir bu Nalçacı diyenler için internet sitelerinde yer alan hayli ilginç hikayelerine yer veriyorum...Oldukça destansı bir şekilde anlatmışlar mücadelelerini..


Konyaspor taraftarı denince akla Nalçacılılar gelir. Bu grup 1983 yılından bu yana içerde ve dışarda Konyaspor’un her maçında hiçbir karşılık beklemeksizin Konyaspor’a her türlü desteği vermişlerdir.

Nalçacılılar Türkiye çapında tanınan bir gruptur. Bu grup ilk etapta Konyaspor’u ve Konya şehrini seven bir grup insanın bir araya gelerek kurduğu bir gruptur. Bunlar toplam 7 kişiden oluşmaktaydı. (İsmail Altınışık, Cigo Cihangir, Baba Sabri, Sarı Muharrem, Ermeni İlhan, Borazancı İlyas, Parlak Cihangir) O zaman Konya’nın en ünlü ve lüks semti olan Nalçacı semtinin ismi gruba verildi. Bu kurulan topluluk 2 yıl devam ettikten sonra dönemin Konyaspor başkanı rahmetli Süleyman Çınar’ın isteği doğrultusunda grubun ismi 42 Gençlik olarak değiştirildi.

42 Gençlik Maykıl İsmail askere gidene kadar 4 yıl faaliyetlerini sürdürdü. İsmail Altınışık askerdeyken Nalçacı Gençlik Cigo Cihangir tarafından tekrar kuruldu. 2 yıl böyle geçtikten sonra iki grup arasında yaşanan husumetten dolayı; Maykıl İsmail’in de askerden dönmesiyle iki grup Nalçacı Gençlik adı altında birleşti ve başkanlığa tekrar Maykıl İsmail getirildi.

Bir sene sonra Maykıl İsmail evliliğinden dolayı başkanlığı Hayvan Murat lakaplı Murat Durak’a teslim etti. Murat Durak 6 yıl bu görevi başarıyla yaptıktan sonra iş ve evlilik nedeniyle Hollanda’ya gitti. Murat Durak sosyal yönü ağır basan biriydi. İri cüssesiyle herkes tarafından tanınırdı. 6 yıl görevini başarıyla sürdürdü ve özel işlerinden dolayı başkanlığı bıraktı.
Murat Durak görevi bıraktıktan sonra Maykıl İsmail başkanlığa tekrar layık görüldü ve bayrağı Murat Durak’dan teslim aldı ve 2 yıl bu görevi başarıyla sürdürdü.

Kombassan holding Konyaspor’a sponsor olduktan sonra tribünler de rant kavgası başladı. Bir çok grup kuruldu. Ama hiçbiri devam edemedi. Sadece Nalçacılılar ayakta kalabildi.

Geçen yıl Tribünlerde yaşanan rant olayları, ve Nalçacılılar'ın adını lekeleyen kişiler yüzünden tarihinin en kötü dönemini geçirmiştir.

Bu sezon öncesinde Konyasporlular Derneğinin de kurulmasıyla, Grubun önde gelenleri, dernekle birleşme kararı almışlardır. Nalçacılılar artık Konyasporlular Derneğine bağlı olarak faaliyetlerine devam etmektedir.